Yazar "Gülersoy, Erdem" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Abomazum deplasmanlı sütçü sığırlarda NMR bazlı serum idrar ve karaciğer metabolom profili(Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2020) Gülersoy, Erdem; Başoğlu, AbdullahAbomazum deplasmanı (AD) sütçü sığırlarda önemli ekonomik kayıplara sebep olan bir hastalıktır. Bu projede AD'li sütçü sığırların metabolizması serum, idrar ve karaciğer ekstraktları üzerinden NMR bazlı metabolomik yaklaşımla geniş kapsamlı olarak değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın materyalini multiparous AD'li 50 Holstein sütçü sığır (42 LDA, 8 RDA) ve klinik olarak sağlıklı multiparous 20 Holstein sığır oluşturdu. Tüm grupların genel klinik muayeneleri yapıldı. AD teşhisi anamnez, oskultasyonda karakteristik ping sesi varlığı, ultrason muayenesi ve Liptak testi ile konuldu. Hasta grubu oluşturan sığırların bazılarında ketozis bulunmaktaydı. Tüm gruplardan hematolojik analizler için coccygeal venadan heparinli ve K3-EDTA'lı tüplere kan örnekleri alındı. Kan örneklerinden biyokimyasal ve NMR bazlı metabolomik profillendirmeler için serum örnekleri elde edildi. Tüm hayvanlardan idrar örnekleri steril, metal kateter ile; karaciğer biyopsileri sağ 11-12. interkostal aralıktan Tru-cut biyopsi torakarı ile alındı. Tüm sığırların hematolojik ve biyokimyasal analizleri ile birlikte NMR bazlı metabolomik profillendirmeleri yapıldı. Glikoneojenik substratlar ve ketojenik amino asitlerle birlikte birçok yağ asidi fraksiyonu ve kolesterol metabolitleri, her serum, idrar ve karaciğer ekstraktında her iki veri seti (lipofilik ve hidrofilik fraksiyonlar) kullanılarak identifiye ve kantifiye (opsiyonel birim) edildi. Yapılan laboratuvar analizlerinde hasta gruplarda (hem LDA hem RDA) sağlıklı gruba göre serum laktat, GGT, NEFA ve BHBA seviyelerinde artış gözlendi. Hasta gruplar arasında LDA'lı gruba göre RDA'lı grupta laktat, BE ve CRP seviyelerinde önemli artış ve K ve Cl seviyesinde önemli düşüş gözlendi. Diğer parametrelerde farklılıklar gözlense de bunlar normal referans değerleri içerisindeydi. Serum örneklerinde yapılan metabolomik profillendirme sonucu hasta gruplarda (hem LDA hem RDA) sağlıklı gruba göre karnitin seviyesi yüksek; hippürat, löysin, izolöysin, tirozin, trimetil amin N-oksit, valin, fenilalanin, treonin, alanin, glisin, glutamin ve prolin seviyeleri düşüktü. RDA'lı grupta 3-hidroksibütirat, isopropanol ve asetat seviyesi LDA'lı gruba göre daha yüksekti. İdrar örneklerinde yapılan metabolomik profillendirmede hasta gruplarda (hem LDA hem RDA) sağlıklı gruba göre dimetilamin, kolin, kreatin ve laktat seviyeleri yüksek; hippürat ve trimetilamin N-oksit seviyeleri ise düşüktü. Sağlıklı gruba göre LDA'lı grupta 3-hidroksi butirat ve 2-hidroksi 3-metilvalerat seviyeleri, RDA'lı grupta ise dimetilamin seviyesi yüksekti. Karaciğer biyopsi örneklerinden yapılan metabolomik profillendirmede hasta gruplarda (hem LDA hem RDA) sağlıklı gruba göre 2-hidroksi bütirat ve myoinostol seviyeleri yüksek; glikoz seviyesi ise düşüktü. Bu parametrelerdeki değişimler LDA'lı grupta çok daha anlamlıydı. AD'li sığırlarda serum örneklerinde su ve yağ bazlı metabolitler düşerken, karaciğer örneklerinde yağ asidi fraksiyonları ve kolesterol metabolitleri artmıştır. Yapılan metabolomik ve biyokimyasal profillendirmeler ile AD'li (özellikle LDA'lı) sığırların ketozis ve yağlı karaciğer riski altında olduğu belirlendi. NMR bazlı metabolom profillendirilmesi sonucu AD'li sığırlardaki farklı vücut sıvıları ve karaciğer dokusunda metabolit değişimleri açıkça ortaya kondu, biyokimyasal bir ağ ve yolak haritalaması ile AD durumunda en olası değişmiş metabolik yolak olarak valin, löysin ve izolöysin biyosentezi ile fenilalanin, tirozin ve triptofan biyosentezi belirlendi. Böylece hastalık patogenezinin aydınlatılmasına katkı sağlandı. 1H-NMR analizi için optimal biyolojik matrisin serum olduğu desteklendi.Öğe Bir kedide perirenal pseudokist olgusu(Selçuk Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi, 2019) Gülersoy, Erdem; Ok, Mahmut; Kapar, Muhammed Mustafa; Çelebi, AyşeBu olgunun materyalini Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesine 10 gündür süren iştahsızlık, durgunluk, kusma, arka ekstremitelerde parezis, ikterus ve idrar çıkışında azalma şikayetleri ile gelen 1 yaşlı erkek kedi oluşturdu. Klinik, laboratuvar, histopatolojik ve ultrasonografik muayeneler sonucunda perirenal pseudokist, hepatik lipidozis ve sepsis belirlendi. Fiziksel bulgu olarak hipotermi (35,8 Cº), lökopeni (4.23 m/mm3), takipne ve bradikardi (64 vurum/ dk) tespit edildi. Ultrason muayenesi ile belirlenen perirenal pseudokist nekropsi ile doğrulandı. Sepsis, hepatik lipidozis ve böbrek fonksiyonunu korumaya yönelik % 0.9 NaCl ve %5 dekstroz solüsyonu, vitamin ve aminoasit, seftriakson 25 mg/ kg, furosemid 1 mg/kg, n-asetilsistein 70 mg/kg, ursodeoksikolik asit 15 mg/kg, dobutamin 1.25 µg/kg/dk uygulandı. Bir hafta süren tedaviye rağmen hasta iyileşmedi ve öldü. Bu vaka raporunda perirenal pseudokist ile birlikte sepsis gelişen iran kedisinin klinik, laboratuvar, ultrasonografik ve nekropsi bulguları sunuldu. Sonuç olarak perirenal pseudokistin iran kedilerine genetik olarak predispoze olduğu görüldüğü, perirenal pseudokistin tanısında ultrasonografik muayenenin önemli bir diagnostik yöntem olduğu kanısına varıldı.