Sosyal Bilimler Enstitüsü Diğer Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Konaklama işletmelerinde örgütsel adalet algısının çalışan motivasyonu ve işten ayrılma niyetine etkisi(Selçuk Üniversitesi, 31.12.2024) Soytürk, Fadime Tosun; Baltacı, MahmutBu araştırmada, konaklama sektöründeki çalışan motivasyonu, iş tatmini ve işten ayrılma niyeti üzerinde örgütsel adalet algısının etkileri incelenmiştir. Örgütsel adalet, çalışanların iş yerinde adil bir şekilde muamele görüp görmediğine dair algılarını tanımlarken, dağıtımsal, prosedürel ve etkileşimsel olmak üzere üç temel boyuttan oluşmaktadır. Araştırma, Fethiye bölgesinde faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otellerde çalışan toplam 478 kişi üzerinde gerçekleştirilmiş ve anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Araştırmada, örgütsel adalet algısının çalışanların motivasyonu üzerindeki etkisi, bu motivasyonun iş tatmini ile ilişkisi ve motivasyon eksikliğinin işten ayrılma niyetine katkıları kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Bulgular, dağıtımsal ve etkileşimsel adalet algılarının çalışanların motivasyonunu artırdığını, bu durumun iş tatminini olumlu yönde etkilediğini ve işten ayrılma niyetini azalttığını ortaya koymuştur. Ancak, işlemsel adalet algısının düşük olduğu durumlarda çalışan motivasyonunun azaldığı tespit edilmiştir. Motivasyonu yüksek olan çalışanların işletmeye bağlılıkları artarken, motivasyon eksikliği işten ayrılma eğilimlerini güçlendirmiştir. Çalışma, konaklama işletmelerinde adalet algısının geliştirilmesinin hem çalışan refahını artırmak hem de işletme performansını yükseltmek için kritik bir faktör olduğunu vurgulamaktadır.Öğe Sürdürülebilir turizm ve pazarlama konulu araştırmaların bibliyometrik analizi(Selçuk Üniversitesi, 31.12.2024) Sezgin, Mete; Bilgiç, Ceren; Akgül, Seda ÖzdemirSon yıllarda yaşanan sayısız kriz ve çevre sorunları, küreselleşen dünya için titizlikle incelenmesi gereken bir konu olarak sürdürülebilirlik kavramını ilk sıraya taşımıştır. Kaynağı doğal, tarihi ve kültürel çevre olan turizm sektörü için de sürdürülebilirlik dikkatle ele alınması gereken öncelikli bir konudur. Pazarlamanın sürdürülebilirlik kavramını hayata geçirme ve sürdürülebilir tüketiciler yaratma sorumluluğunu üstlenmesi ve yaklaşımlarının çevreci/sorumlu mesajlar iletmesi esastır. Pazarlama, araştırma/geliştirme sonuçlarını değerlendirerek ilerleyen bir disiplindir. Turizmde sürdürülebilirlik ve pazarlama üzerine yapılan çalışmaların güncel durumunun araştırılması, literatürde turizme ve kaynaklarına verilen değeri göstereceği için önemlidir. Bu nedenle bu çalışma, sürdürülebilir turizm anlayışının pazarlama alanında yapılan bilimsel araştırmalara yansıması hakkında bilgi toplamayı amaçlamaktadır. Çalışmada bibliyometrik analiz ve bibliyometrik analiz prosedürlerinden performans analizi tercih edilmiştir. Scopus veri tabanında "sürdürülebilir turizm (sustainable tourism) - pazarlama (marketing)" anahtar kelimeleri kullanılarak gelişmiş bir arama yapılmış ve toplam 698 çalışma bulunmuştur. Analizler Scopus veri tabanının "Sonuçları Analiz Et" özelliği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda yayın yılı, yayın türü, araştırmanın yapıldığı alanlar, yayınlandığı ülkeler, çalışmaların yazarları, yayınlandığı kurumlar, çalışmaların yayınlandığı kaynaklara göre dağılımı ve yatırım sponsorları incelenerek alanın mevcut durumu ortaya çıkarılmıştır. Yıllara göre dağılımlar incelendiğinde akademik araştırmaların 1993 yılında başladığı ve 2024 yılında en yüksek seviyesine ulaştığı görülmektedir. Araştırmalar türlerine göre incelendiğinde yüksek oranda makale şeklinde yayınlandığı tespit edilmiştir. Ülkelere göre incelendiğinde ise söz konusu arama terimleriyle ilgili en fazla akademik araştırmanın Amerika Birleşik Devletleri'nde yapıldığı görülmektedir. Çalışmanın sonuçları, alandaki bilimsel üretimin mevcut durumunu ortaya koyacak, bütüncül olarak değerlendirilecek ve literatüre yeni bakış açıları sağlayacaktır.Öğe Güçlü ekonomiye geçiş programı sonrası Türkiye’de cari işlemler dengesi ile net hata ve noksan hesabı arasındaki ilişki(Selçuk Üniversitesi, 30.06.2024) Efeoğlu, Melek Şermin; Erdoğan, SavaşTemel olarak bir ekonominin ürettiğinden fazlasını tüketmesi ve tüketimini de ithalat yolu ile karşılaması neticesinde oluşan cari işlemler açığı, dikkate alınması gereken önemli makroekonomik sorunlardan birini oluşturmaktadır. Her ne kadar olağan bir gelir kalemi olmasa bile, yapısal nedenlerle Türkiye ekonomisinde sürekli açık veren cari işlemler hesabının finansmanında net hata ve noksan hesabı cari açığı azaltıcı bir unsur olarak dikkat çekmektedir. Kaynağı bilinemeyen kayıt dışı döviz girişi ve çıkışlarını ifade eden net hata ve noksan hesabı; zaman, kapsam ve ölçüm hatalarından kaynaklanmaktadır. Normal şartlar altında ödemeler bilançosu çift taraflı kayıt uygulaması kullanılarak tutulduğu için, borçlu ve alacaklı işlemlerin denkleştirilmesi esastır. Ancak farklı nedenlerden dolayı denkleştirme işlemi sağlanamadığında net hata ve noksan hesabı devreye girmektedir. Bu çalışmanın amacı; Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı sonrası cari işlemler dengesi ile net hata ve noksan hesabı arasındaki ilişkiyi Türkiye için 2003:Q1-2018:Q4 dönemine ait veriler aracılığıyla VAR modeli kullanarak analiz etmektir. Elde edilen bulgular; cari işlemler hesabından net hata ve noksan hesabına doğru bir nedensellik ilişkisinin olduğunu göstermiştir.Öğe Liderlik tarzlarının siyasal pazarlama uygulamalarına etkileri(Selçuk Üniversitesi, 30.06.2024) Erul, Emel Eylül; Zerenler, MuammerRekabetin oldukça yoğun yaşandığı günümüz koşullarında, kâr amacı güden ve kâr amacı gütmeyen örgütleri başarıya ulaştıracak konular arasında yer alan ve her ülkenin yönetsel yapılanmasında önemli bir yer tutan lider ve liderlik kavramlarının özellikle siyasi örgütler tarafından da bilinmesi gerekmektedir. Siyasi aktörlerin başarılı olmalarında, seçmenler tarafından tercih edilmelerinde, halkın üzerinde olumlu algılar yaratılmasında ve özellikle de kararsız seçmeni etkilemede pazarlama ve pazarlamanın bir alanı haline gelen siyasal pazarlama uygulamalarının siyasetle ilgilenen tüm bireyler ve kurumlar tarafından dikkate alınması gerekmektedir. Tüm bu durumlardan dolayı; lider, liderlik, pazarlama, siyasal pazarlama kavramlarının ve liderlerin seçmenlere yönelik sergiledikleri liderlik tarzlarının detaylı bir şekilde incelenmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, liderlik tarzlarının siyasal pazarlama uygulamalarına etkilerinin belirlenmesi amacıyla tasarlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, liderlik tarzları ve siyasal pazarlama uygulamalarıyla ilgili alan yazın taraması yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket yöntemi kullanılmıştır. Anketler; tarama modellerinden ilişkisel tarama araştırmasıyla, tesadüfi olmayan/olasılıksız örneklem türlerinden kolayda örnekleme yöntemiyle ve yüz yüze görüşme tekniğiyle uygulanmıştır. Araştırmanın evreni; Türkiye’de İç Anadolu Bölgesinde yer alan; Ankara, Konya, Nevşehir, Karaman ve Kırşehir illerinde ikamet eden, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, 18 yaşını dolduran ve seçmen olmaya engeli olmayan kamu sektöründe ya da özel sektörde çalışan seçmenlerdir. Belirlenen evren dâhilinde anket çalışmasının örneklemini; bu illerde ikamet eden ve çalışan kişilerden toplanan 716 (yedi yüz on altı) anket oluşturmaktadır. Katılımcılardan toplanan anketlerden elde edilen veriler SPSS (Statistical Packages for Social Sciences) istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiş ve bazı analizlere tabii tutulmuştur. Araştırmanın amacına, önemine, sahip olduğu teorik yapıya ve belirlenen araştırma modeline göre bazı hipotezler oluşturulmuş ve bu hipotezler test edilmiştir. Güvenirlik ve geçerlilik analizleri yapılan ölçeklerin değerlendirilmesinde 5’li Likert ölçeği kullanılmıştır.Öğe Covid-19 pandemi döneminin Türk Hava Yolları ve Pegasus Hava Yolları üzerindeki etkilerinin analizi: Olay çalışması yöntemi(Selçuk Üniversitesi, 31.12.2024) Büyükipekci, Semih; Uçdu, SevdaCovid-19 birçok sektörde olumsuz etkilere sebep olmuştur. Bu olumsuzluklardan etkilenen sektörlerden biri de havacılık sektörü olmuştur. Salgın, havacılık sektörünü sosyal, ekonomik ve politik yönden etkilemiştir. Salgın nedeniyle dünya ülkelerinde havayolu taşımaları askıya alınmış ve ülkelere giriş çıkışlara sınırlamalar getirilmiştir. Havayolu şirketleri bu olumsuz durumdan en az hasarla çıkmak için kendi içinde pek çok tedbir almıştır. İşçi çıkarma, ücretsiz izin gibi tedbirlerle havayolu şirketleri bu kriz döneminde varlığını korumaya çalışmıştır. Çalışmada Covid-19 döneminde BİST 100’de işlem gören Türk Hava Yolları ve Pegasus Hava Yolları şirketlerinin tepkileri olay çalışması yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Türkiye’de ilk Covid-19 vakasının görüldüğü gün 0. gün kabul edilmiş ve olay tarihinden +5, -5 gün alınarak analiz yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda hipotezler oluşturulmuş ve bu oluşturulan hipotezlerden H0 hipotezi kabul edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre olay gününün şirketlerin hisse senetleri üzerinde etkisi vardır ve bu etki olumsuz yönde gerçekleşmiştir sonucuna ulaşılmıştır.Öğe En iyi müze ödüllü Efes Deneyim Müzesi ziyaretçi yorumlarının incelenmesi(Selçuk Üniversitesi, 31.12.2024) Sezgin, Mete; Karagöz, Bengü Su; Ölmez, Elmas TokluGünümüzde müzeler ziyaretçilere yeni ve farklı bir deneyim sunmak için daha etkili ve ilgi çekici olan yollara başvurmaktadır. Teknolojik gelişmelerle birlikte müzelerde ziyaretçilere aktarılan olayların duyulara hitap etmesini sağlayan, hissedilebilir deneyimler etkileyici olabilmekte ve kalıcılığı arttırabilmektedir. Bu deneyim müzelerinden biri de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti’nin bir parçası olarak hizmet veren Efes Deneyim Müzesi’dir. Tüm duyulara hitap ederek aktarılan bu hikayeleri deneyimlemek isteyen ziyaretçilerin sayısı artmaktadır. 2023 yılında hizmete başlayan müze, 2024 yılında “En İyi Müze” ödülünün de sahibi olmuştur. Bu araştırmanın amacı, Efes Deneyim Müzesi ziyaretçilerinin deneyimlerini paylaştıkları yorumları analiz ederek deneyim müzeleri hakkındaki görüşlerin ortaya konulması ve öneriler sunulmasıdır. Bu kapsamda nitel veri analiz yöntemlerinden içerik analizi ile Google yorumlardan 802 yorum incelenmiştir. MAXQDA programı aracılığıyla çözümlenen veriler doğrultusunda değerlendirmelerde bulunulmuştur. Araştırma sonucunda Efes Deneyim Müzesi ziyaretçilerinin genel olarak olumlu değerlendirmelerde bulunduğu, olumsuz yorumlarda en fazla ücret unsurunun ön plana çıktığı sonucuna ulaşılmıştır.Öğe [Kitap İncelemesi] Mahmud Erol Kılıç, Sûfî ve Şiir/Osmanlı Tasavvuf Şiirinin Poetikası (İstanbul: Sufi Kitap Yayınları, 2017), 204 sayfa, ISBN: 9786059778541(Selçuk Üniversitesi, 31.12.2024) Uyucu, SümeyyeMahmud Erol Kılıç’ın Sûfî ve Şiir adlı eseri, XIX. yüzyıl Osmanlı mutasavvıf şairlerinden Ahmed Kuddûsî’nin (ö. 1265/1849) bir şiiri üzerine yapılmış muhtasar bir şerhtir. Yazar, İslam geleneğinde şiiri besleyen en önemli unsurun tasavvuf olduğunu ifade etmiştir. Metafizik düşünce sistemlerinden biri olan tasavvufu anlamadan Osmanlı şairinin zihin dünyasını ve şiirini anlamak mümkün değildir. Bu kitabın temel amacı da Osmanlı şairinin dünya görüşünü ve şiirine hâkim olan tasavvufî bakış açısını ortaya koymaktır. Kitap bütün tasavvufî şiir tarihini kapsayan bir çalışma olmaktan ziyade “şiir” olgusuna tasavvuf perspektifinden bakan münhasır bir çalışmadır. Kitapta “Şiir nedir?”, Şiirin varlıktaki yeri neresidir?” sorularına cevap aranmıştır. Şiir kelimesinin İslam dini içerisindeki tarihine bakılarak kelimenin semantik tarihi ele alınmıştır. Tasavvufun, Osmanlı şairinin dünya görüşünü belirleme noktasındaki kapsayıcı konumu üzerinde durulmuştur. Muhyiddin İbn Arabî, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Yunus Emre’nin şiir hakkındaki kanaatleri ve sûfî şairler üzerindeki önemli tesirleri hakkında bilgi verilmiştir. Tasavvufî şiirin kimler tarafından anlaşılıp kimler tarafından anlaşılmadığı konusuna açıklık getirmeye çalışılmıştır.Öğe [Kitap İncelemesi] Mustafa Yüceer, Osmanlı Manzum Hadis Edebiyatı (Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2021) 590 sayfa, ISBN:9786258023145(Selçuk Üniversitesi, 31.12.2024) Erdoğan, Mehmet AliKur’ân-ı Kerim ile birlikte İslâm dininin ve medeniyetinin ana kaynaklarından olan hadisler, Müslüman toplumların dinî hayatlarıyla beraber kültürlerine, dillerine, yaşam tarzlarına kısaca hayat normlarının tümüne etki etmiştir. Hadislerin etkilediği alanlardan birisi de hiç şüphesiz edebi metinlerdir. Özellikle hadislerin bu metinler içinde tespit edilebilirliğini sağlayan iktibaslar bahse konu çalışmalara dinî hüviyet kazandırmaktadır. Nitekim din, hayatın her anını baştan sona etkileyen bir olgudur. İbadetten ahlâka, kültürden sanata varıncaya kadar birçok alanı ya doğrudan şekillendirir ya da kendisine göre düzenlemeler yapar. Hz. Peygamber’in şefaatine ulaşma düşüncesiyle telif veya tercüme yoluyla hazırlanan kırk, yüz ve bin hadisler de aidiyet duygusu başta olmak üzere müelliflerin dünya kaygılarının yanında uhrevî beklentilerine matuftur. Osmanlı Manzum Hadis Edebiyatı isimli çalışma, Osmanlı ediplerince kaleme alınan manzum kırk hadis eserlerinde yer alan rivayetlerin ontolojik ve epistemolojik tespitlerini, rivayetlerin tercihinde hangi etkenlerin ön plana çıktığını ve nakledilen rivayetlerin sıhhat durumlarını özgün bir şekilde incelemiştir. Osmanlı dönemi telifatın yazma nüshaları etrafında rivayet tespitlerinin yapıldığı eserde Hadis Bilim Dalı’nın metotları kullanılmıştır. Ayrıca dönemin entelektüel tarzı ve rivayet tespitlerinde öne çıkan yönler analiz edilmiştir.Öğe [Kitap İncelemesi] Hilmi Uçan, Tereddüt ve Tefekkür (İstanbul: İz Yayınları, 2. Basım, 2016), 226 sayfa, ISBN: 9786053260493(Selçuk Üniversitesi, 31.12.2024) Yıldız, HaticeKitap; 19. ve 20. yüzyıllarda yaşamış olan batılılaşma ve aklı ön plana alan olguculuk gibi akımların etkisine karşı toplumu bilinçlendirmeyi amaç edinen aydınlarla birlikte batılılaşmaya sempati besleyen aydınların anlatıldığı derleme niteliğinde bir çalışma olarak değerlendirilebilir. Kitapta bu yüzyıllarda dünyada yaşanan değişimler karşısında içinde yaşanılan toplumda görülen kabz durumu ile aydınların verdiği mücadele anlatılmış ve aydınlar için edebiyat varoluş olarak ifade edilmiştir. Eserde edebiyatın hayatı anlamlandırmak, hayatın muhasebesini yapmak ve değişimler karşısında uygun tavrı koymak gibi işlevleri üzerinde durulmuştur. Bu dönemde sanat ve edebiyatın, toplumun sahip olduğu değerleri korumayı kendisine vazife edindiği görülmektedir.Öğe [Kitap İncelemesi] Mehmet Ali Çalgan, Muhaddisler Muhteva Tenkidi Yaptı Mı? (İstanbul: Marmara Üniversitesi İlâhiyat Vakfı Yayınları, 2023) 278 sayfa, ISBN: 9789755486864(Selçuk Üniversitesi, 31.12.2024) Uçar, Ayşeİslâm dininin kaynaklarından biri olan hadisler temelde iki önemli unsur olan sened ve metinden oluşmaktadır. Râvilerin isimlerinin yer aldığı bölüme sened, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) söz, fiil ya da takrirlerinin anlatıldığı bölüme ise metin adı verilmektedir. Hadis tarihi ve hadis usulü ilimlerine bakıldığında muhaddislerin daha ziyade isnad ve unsurlarıyla ilgilendikleri ama hadislerin metinlerine ve muhtevalarına yönelik tenkit yapmadıkları öne sürülmüştür. Gerek ülkemizde gerek İslâm dünyasındaki güncel çalışmalar, muhaddislerin muhteva tenkidine yönelik uygulamaları önemli araştırma alanlarından biri haline gelmiştir. Tarih boyunca süregelen muhaddislerin sened tenkidine daha fazla yoğunlaştıkları ve metne yönelik bir tenkit öne sürmedikleri ön kabulü, günümüzdeki çalışmalarda da halen güncelliğini korumaktadır. Bu ön kabule mukabil olarak sahâbe nesli de dahil olmak üzere ilk asırlardan itibaren muhaddislerin muhteva tenkidi yaptıkları kaynaklarda mevcuttur. İlk dönemlerden itibaren muhteva tenkidinin yapıldığının ortaya konulması tanıtılan eserin temel hedefidir.Öğe [Kitap İncelemesi] Hasan Avni Yüksel, Türk-İslam Tasavvuf Geleneğinde Rüya (Ankara: Milli Eğitim Basımevi, 1996), 355 Sayfa, ISBN: 9751110548(Selçuk Üniversitesi, 31.12.2024) Demirbaş, Nurullahİnsanlık tarihiyle yaşıt olan rüyalar, uykunun genel ve karakteristik özelliklerinden olup, uykunun REM (rapid eye movement) evresiyle yakın ilişkisi bulunan hem görsel hem de işitsel algı ve duygulardır. Rüyalar, tarih boyunca insanoğlunun her zaman gündeminde olup toplumların ilgi ve merakını cezbetmiştir. Fakat buna karşılık rüya, günümüzde halen bilim dünyasının biyolojik içeriğini, işleyişini ve maksadını tümüyle anlamlandıramadığı bir mefhumdur. Psikolojik ve felsefi açıdan rüya üzerine yapılan akademik çalışmaların üzerine bu dalları harmanlayarak tasavvuf seviyesine çıkaran eser bizlerinde dikkatini çekerek tanıtım ve tahlilini yapma ihtiyacı hissettirmiştir. Türk, İslam ve tasavvuf başlığı altında rüyanın nasıl bir anlama geldiğini detaylıca elen yazar bu yönüyle literatürdeki diğer çalışmalardan farkını ortaya koymaktadır. Rüyanın çalışma açısından soyut olması ve somutlaştırma noktasında zorlukların yaşanması akademik boyutta çalışma sahasını daraltmaktadır. Yazar bu zorlukları göze alarak cesur bir başlıkla çalışma ortaya koymuştur. Rüyanın tanımı, mahiyeti ve yorumlanması çeşitli alanlar tarafından farklı açılardan ele alınmış ve bunun sonucu olarak da günümüze rüya hakkında araştırma yapmak isteyenler için geniş bir külliyat miras kalmıştır. Eserini ele aldığımız Hasan Avni Yüksel de bu bağlamda rüya konusunu Türk-İslam zeminli bir boyuta taşımış ve rüya ile hem İslâm dini hem de tasavvuf ilmi arasında bulunan bağlantıyı açıklamaya çalışmıştır. Eser, giriş hariç beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın başlangıcında rüyanın terim anlamı ve kavram olarak mahiyeti farklı kaynaklardan istifade edilerek toplu bir şekilde açıklanmış, çeşitli medeniyet ve dinlerdeki yeri belirtilmiştir. Birinci bölümde rüyanın Türk topluluklarının kültüründe algılanış şekli, bir sonraki bölümde ise rüyanın mahiyeti, Batı’da rüya üzerine yapılan çalışmalar, tâbir ilmi ve tâbircilerin özellikleri üzerinde durulmuştur. Yazar üçüncü bölümde rüyanın şer’î hükümlerle ilgisini, İslâm’da rüya kavramını ve İslâm âlimlerinin rüyaya bakış açılarını değerlendirmeye çalışmış ve bir sonraki bölümde rüyanın tekke ve tarikatlardaki mahiyetini incelemiştir. Beşinci ve son bölümdeyse tâbirnâmelerin yorumladığı farklı türdeki rüyalardan seçmeler esere alınmıştır. Yazar Türk-İslâm tasavvuf geleneği üzerinden rüya konusunu detaylı bir şekilde ele almaya çalışmış ve okuyucunun işini kolaylaştırmak için kitabın sonuna metinde geçen anlaşılması güç kelimelerin açıklandığı bir sözlük eklemiştir.Öğe Tezhip sanatı konulu lisansüstü tezlerin içerik analizi ve değerlendirmesi(Selçuk Üniversitesi, 30.06.2024) Deniz, NazifeÇalışmanın amacı; Türk kitap sanatlarından olan tezhip sanatı hakkında hazırlanan lisansüstü tezleri; yayın yılı ve türü, yapıldığı üniversiteler, tezin yürütme sorumluluğunu üstlenen danışmanlar ve unvanları, konu alanları, en çok incelenen dönemler olmak üzere alt başlıklar halinde incelemek, değerlendirmek ve önerilerde bulunmaktır. Araştırmada veriler, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. YÖK Ulusal Tez Merkezi’nde yapılan tarama sonucunda 227 lisansüstü teze ulaşılmıştır. YÖK Ulusal Tez Merkezi’nde tezhip sanatıyla ilgili en erken tarihli tez, 1990 yılına ait olduğundan çalışma 1990-2023 yılları ile sınırlandırılmıştır. Araştırmanın sonucunda tezhip sanatı konusunda yapılan lisansüstü tezlerin en çok 2019 yılında hazırlandığı tespit edilmiştir. Bununla beraber tezhip sanatı alanında çalışmalar en çok Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmaların çoğunluğunu “Kur’ân-ı Kerîm‘lerin/Mushaf-Şeriflerin tezhip sanatı yönünden incelenmesi” konuları oluşturmaktadır. Tezhip sanatı hakkındaki tezlerin ekserisinin yüksek lisans düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın alana dair gelecekte yapılacak olan çalışmalara katkı sağlayacağı düşüncesiyle, araştırma kapsamındaki tezler çeşitli kriterlerle analiz edilerek genel değerlendirmesi yapılmıştır.Öğe Birgi Karaoğlu Camii kalemişi tezyinatı(Selçuk Üniversitesi, 30.06.2024) Kurt, Hatice SümeyyeXVII. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti’nde siyasi ve ekonomik yönlerden zayıflamalarla birlikte nakkaşların batı kültürüne yönlendirildiği, Türk süsleme sanatında değişikliklerin meydana geldiği, barok ve rokoko üslûplarının klasik desenlere egemen olduğu görülmektedir. Bu dönemde cami mimarimizin süsleme unsurlarından biri olup sıva, taş, ahşap, deri ve kumaş üzerine doğal boyalar ve ince kıllı fırçalar aracılığıyla uygulanan kalemişi sanatında da değişiklikler meydana gelmiştir. Klasik motifler yerini akant yaprağı, istiridye kabuğu, deniztarağı, kenger yaprağı ile perde motiflerine; “C” ve “S” kıvrımlarının yanında çiçek dolu vazolara, meyve çanaklarına ve sepetlere bırakmıştır. İzmir’in Birgi ilçesinin Sarı Bey Mahallesi’nde bulunan ve çalışmamıza konu olan Karaoğlu Camii tezyînâtında hem dış hem iç mekanda geç dönem kalemişi sanatının güzel örneklerini görmekteyiz. Dıştan içe doğru son cemaat mahallinde kapı alınlığı, pencere alınlıkları ve duvar yüzeyinde; harimde mahfil katı ve kemer köşelikleri ile kubbe göbeği ve kubbeye geçiş elemanındaki kemer köşeliklerinde; mihrap, minber ve pencere alınlıklarında bulunan kalemişi süslemeleri dikkat çekmektedir. Tezyînâtta genel olarak kırmızı, mavi, yeşil, kahverengi ve sarı renkler kullanılmıştır. Süslemeler incelendiğinde çarkıfelek, meşe ve kızılçam ağaç türleri ile vazo içerisine yerleştirilmiş karanfil, gül, lale, nar ve haşhaş motiflerinin yanında eşkenar dörtgen, üçgen gibi geometrik unsurlar tespit edilebilmiştir.Öğe İşgörenlerin prososyal davranışları ve örgütsel verimlilik etkileşimi: Kuramsal bir değerlendirme(Selçuk Üniversitesi, 30.06.2024) Efeoğlu, Melek Sermin; Çelik, Adnanİnsan davranışları, genelde psikolojinin temel konuları arasında sıralanır. Bu olgunun iş örgütlerine yönelik boyutu ise örgütsel davranışı gündeme getirir. Prososyal davranışlar ise pozitif örgütsel davranışlar perspektifinde değerlendirilen bir unsurdur. Bu kavram, iş yaşamında arzu edilen davranış biçimlerini kapsar. Bu çalışma, işgörenlerin prososyal davranışları ve örgütsel verimlilik etkileşimine yöneliktir. Bu konudaki değerlendirmeler için, öncelikle alanyazın incelemesi tercih edilmiştir. Bu amaçla, ulusal ve uluslararası literatür taranmıştır. Önce, prososyal davranışlar ve örgütsel verimlilik açıklanmıştır. Sonra, prososyallik ve örgütsel verimlilik alanına yönelik seçilmiş araştırmalara yer verilmiştir. Sonuçta, işgörenlerin prososyal davranışları ve örgütsel verimlilik etkileşimi değerlendirilmiştir. Bu sahadaki teorik ve uygulamalı çalışmaların sayı ve nitelik olarak artmaya başlaması kayda değerdir. Prososyal davranışlar, kültürden kültüre veya sektörden sektöre kısmi değişiklikler gösterebilir. Önemli olan temel kabullerdir. İş örgütlerinin, pozitif örgütsel davranışlara olan ihtiyacının içselleştirilmesidir. Bu çalışma, söz edilen hususlara yönelik öneriler ile sonlandırılmıştır.Öğe Planlı davranış teorisi bağlamında gerçekleştirilen çalışmaların sistematik değerlendirmesi: DergiPark örneği(Selçuk Üniversitesi, 30.06.2024) Şaşmaz, Zafer; Tengilimoğlu, Enginİnsanların tutumları, değerleri ve niyetleri davranışlarını şekillendirmektedir. Bu bağlamda planlı davranış teorisi de insan davranışlarını açıklamada ve tahmin etmede oldukça popüler bir teoridir. Turizm sektöründe turistlerin seyahat etme niyetlerini ve davranışlarını açıklamak için sıklıkla kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı 2013-2023 yılları arasında Dergi Park sistemi üzerinde yer alan dergilerde Planlı Davranış Teorisi’ni konu alan çalışmaları sistematik bir yöntemle analiz etmektir. Bu kapsamda çalışmaların yayınlandığı yıl, yazar sayısı, çalışma konusu, kullanılan ölçekler ve araştırma kitlesi incelenmiştir. Çalışmada öncelikle planlı davranış teorisine yer verilmiştir. Daha sonra planlı davranış teorisinin kullanıldığı alanlar açıklanmıştır. Son olarak ise elde edilen veriler ile istatistiki bilgiler yer almaktadır.Öğe Üniversite öğrencilerinin özgecilik, kişilik özellikleri ve sosyal problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi(Selçuk Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2018) Oktar, Saliha; Yalçın, Süleyman BarborosBu araştırmada üniversite öğrencilerinin özgecilik, içe-dışa dönük kişilik özellikleri ve sosyal problem çözme becerileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2016 öğretim yılında Konya ilinde öğrenim gören üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya 454 (309 kız, 145 erkek) üniversite öğrencisi katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Eysenck Kişilik Envanteri'nin dışa dönüklük alt ölçeği, özgecilik ölçeği ve Sosyal Problem Çözme Envanteri- Kısa Formu kullanılmıştır. Araştırma verileri SPSS® Statistics v24.0 programı kullanılarak Pearson korelasyon testi, lineer çoklu regresyon analizi, t-testi ve ANOVA ile analiz edilmiştir. Çalışmada kızların erkeklerden daha yardımsever oldukları bulunmuştur. İçe dönük kişilerle karşılaştırıldığında dışa dönük kişiler özgecilik ve alt boyutlarının tümünden anlamlı olarak daha yüksek puan almışlardır. Dışa dönüklük, özgecilik ve sosyal problem çözme becerisi arasında pozitif yönlü korelasyon vardır. Dışa dönüklük ve sosyal problem çözme becerisi özgeciliği anlamlı olarak yordamaktadır. Sonuç olarak dışa dönük ve/veya sosyal problem çözme becerisi yüksek olan insanlar daha özgecidir. Ayrıca özgeciliğe sosyal problem çözme becerisinin katkısını belirlemek için ileri araştırmalar önerilir.Öğe 4857 sayılı İş Kanunu'nda fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma(Selçuk Üniversitesi, 01.10.2024) Dursun, Ecemİşçi, iş sözleşmesi gereği işverene bağlı bir şekilde ve onun denetimi altında iş görmektedir. Bu sözleşme gereğince işveren içsisine ücret ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle işçi – işveren arasında hukuki bağlılığın yanında ekonomik bir bağlılık da bulunmaktadır. İşverene göre zayıf bir konumda bulunan işçinin korunması gerekmektedir. Bu amaçla, ilgili kanunlarda işçinin korunması kapsamında pek çok düzenleme yapılmıştır. İşçinin çalışması beklenebilecek en fazla süre, fazla çalışma yapılamayacak haller ve kişiler, fazla çalışma yapıldığı takdirde işçiye verilecek ücret ve benzeri konular ilgili mevzuatlarda düzenlenmiştir. Mevzuattaki bu düzenlemeler ile esas olarak işçinin kişiliğinin korunması hedeflenmiştir. Aynı zamanda bu hükümler, sosyal adaleti sağlamaya hizmet etmektedir.Öğe Basit reşit olmayanla cinsel ilişki suçu (TCK madde 104/1)(Selçuk Üniversitesi, 31.12.2023) Kurbanlı, MuratBu çalışmada, TCK’nın 104. Maddesinde düzenlenen ‘’Reşit Olmayanla Cinsel İlişki’’ suçunun basit hali olan 104/1. Maddesi incelenmiştir. TCK’nın 104/1. Maddesi, ilgili hali ‘‘Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’’ şeklinde düzenlemiştir. Bahsi geçen madde yürürlüğe girdiği günden itibaren tatbik açısından hem uygulamada hem de doktrinde birçok tartışmalara yol açmıştır. Biz de bu çalışma ile söz konusu muğlaklıkları ve tartışmalı kısımları aydınlatmaya çalıştık.Yazıda izlenilen yöntem ise şu şekildedir: Maddenin arka planı ve geçmişi ile ilgili kısa bir giriş yapıldıktan sonra suçun hukuki konusu, maddi ve manevi unsuru ile suçun özel görünüş şekillerine değinilmiştir. Çalışmanın sonunda ise kovuşturma usulünden bahsedilmiştir. Fiil, fail ve mağdur konuları birbiriyle yakından alakalı olduğundan yazıda yer yer farklı başlıklar altında açıklama yapılmak zorunda kalınmıştır. Nihayet sonuç kısmında ise şahsi kanaatler dile getirilerek yazı noktalanmıştır.Öğe İşyeri sendika temsilciliği ve güvencesi(Selçuk Üniversitesi, 31.07.2023) Alpaslan, Sümeyye Aydınİşçiler, işveren karşısındaki ortak menfaatlerine kavuşabilmek ve taleplerini iş-verene iletebilmek için temsilcileri aracılığıyla işverenle iletişim kurarlar. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu madde 27/3’te; işyeri sendika temsilcileri; işyeri ile sınırlı olacak şekilde işçilerin dileklerini dinlemek, şikâyetlerini çözümlemek, işçilerle işveren arasındaki iş birliğini, çalışma barışını ve uyumu sağlamak, işçilerin hak ve çıkarlarını gözeterek iş kanunları ve toplu iş sözleşmelerinde düzenlenen çalışma şartlarının uygulanmasına yardımcı olmak ile görevlendirilmişlerdir. Bu görevlerinde kendilerinin de içinde olduğu işçi topluluğunun haklarını savunan işyeri sendika temsilcileri, işverenin olumsuz davranışlarına ve fesih gibi bir takım yaptırımlarına diğer işçilere göre daha çok maruz kalabilirler. Bu sebeple işyeri sendika temsilcilerinin diğer işçilere oranla yapılacak özel düzenlemelerle daha fazla korunması gerekmektedir.Öğe Çocuğun kişilik hakkının anne-baba tarafından sosyal medyada ihlali(Selçuk Üniversitesi, 31.07.2023) Zorlu, ZekiSosyal medya kullanıcıları yaptıkları paylaşımlarla bazen isteyerek bazen istemeyerek de olsa üçüncü şahısların kişilik haklarını ihlal etmektedirler. Sosyal medya kullanıcısı anne ve babaların da çocuklarıyla ilgili yaptıkları paylaşımlar çoğu zaman çocuğun kişilik haklarını ihlal eder niteliktedir. Çocuğun sosyal medya aracılığıyla yapılan bu ihlallere karşı korunması gerekmektedir. Ancak Türk hukukunda sosyal medya özelinde çocukların kişilik hakkının ihlali halinde korunma yollarına ilişkin ayrıca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte sosyal medyada anne babaları tarafından kişilik hakkı ihlal edilen çocukların Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen kişiliği koruyucu ve velayet hükümlerine başvurabilecekleri kabul edilmektedir. Bu çalışma kapsamında yapılan literatür taramalarından faydalanılarak çocuğun kişilik hakkının sosyal medyada anne baba tarafından ihlali ve bu ihlale karşı başvurulabilecek hukuki yollar incelenecektir.