Sağlık Okuryazarlığı ve Sağlık Sistemlerine Güvensizlik Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2023
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
In the age we live in, the existing health systems have become more complex and uncertain
with the rapidly increasing progress. It is possible for patients, who are one of the parties in health
systems, to feel more insecure in this situation. Health literacy levels should be increased in order for
patients to have a say in the health system, to express their expectations and complaints more accurately,
and to feel better. It has been observed that individuals with high health literacy pay more attention to
their health. When people's health literacy is high, physician-patient relationship and communication
will be healthier. Correct communication creates an environment of mutual trust. Confidence in the
diagnosis and treatment process has positive effects on both the patient and the health system. The aim
of the study is to examine the relationship between individuals' health literacy levels and their distrust
in health systems.
Quantitative research method was used in the study and the sample size consisted of 450
people. In addition to demographic information questions in the data collection tool; The Health
Literacy Scale developed by Suka et al. (2013) and adapted to Turkish by Türkoğlu and Kılıç (2021),
and the Health System Distrust Scale developed by Rose et al. (2004) and adapted into Turkish by
Yeşildal et al. (2019) were used.
56% (252 people) of the individuals participating in the research are women, 35.1% (158
people) are 30 years old and over, 65.6% (295 people) are single, 50.2% are undergraduates. Individuals'
Health Literacy Scale mean score was x̄=3,80 and Health Systems Distrust Scale mean score was
x̄=2,91. While people's health literacy levels vary depending on gender, marital status, age, education
level and place of residence; it has been observed that these factors do not affect the level of distrust of
people's health systems.
When the Pearson Correlation analysis made between the Health Literacy Scale and its subdimensions and the Health Systems Insecurity Scale is examined, there is a weak negative relationship
between them. Accordingly, as people's health literacy levels increase, their trust in health systems also
increases. When the regression analysis is examined, 4.4% of the change in distrust of health systems
is explained by health literacy.
İçinde bulunduğumuz çağda mevcut sağlık sistemleri, hızla artan ilerlemelerle beraber daha karmaşık ve belirsiz bir hal almıştır. Sağlık sistemlerinde taraflardan biri olan hastaların, bu durumda kendilerini daha güvensiz hissetmeleri mümkündür. Sağlık sisteminde hastaların da söz sahibi olmaları, beklenti ve şikayetlerini daha doğru dile getirmeleri ve kendilerini daha iyi hissetmeleri için sağlık okuryazarlığı düzeylerinin yükseltilmesi gerekir. Yüksek sağlık okuryazarlığına sahip bireylerin sağlıklarına daha fazla dikkat ettiği görülmüştür. Kişilerin sağlık okuryazarlığı yüksek olduğunda hekim-hasta ilişkisi ve iletişimi daha sağlıklı olacaktır. Doğru iletişim karşılıklı güven ortamı oluşturur. Tanı ve tedavi sürecinde güven, hem hasta hem sağlık sistemi açısından olumlu etkilere sahiptir. Araştırmanın amacı bireylerin sağlık okuryazarlık düzeyleri ile sağlık sistemlerine güvensizlik durumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup örneklem büyüklüğü 450 kişiden oluşmaktadır. Veri toplama aracında demografik bilgi sorularının yanı sıra; Suka ve arkadaşları (2013) tarafından geliştirilen ve Türkoğlu ve Kılıç (2021) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılmış Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği ile Rose ve arkadaşları (2004) tarafından geliştirilen ve Yeşildal ve arkadaşları (2019) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılmış Sağlık Sistemlerine Güvensizlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin %56’sı (252 kişi) kadın, %35,1’i (158 kişi) 30 yaş ve üzerinde, %65,6’sı (295 kişi) bekar, %50,2’si lisans mezunudur. Bireylerin Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği puan ortalaması x̄=3,80 ve Sağlık Sistemlerine Güvensizlik Ölçeği puan ortalaması x̄=2,91 olarak bulunmuştur. Kişilerin sağlık okuryazarlığı düzeyleri cinsiyet, medeni hal, yaş, öğrenim durumu ve yaşanılan yere bağlı olarak değişirken; bu faktörlerin kişilerin sağlık sistemlerine güvensizlik düzeylerini etkilemediği görülmüştür. Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği ve alt boyutları ile Sağlık Sistemlerine Güvensizlik Ölçeği arasında yapılan Pearson Korelasyon analizine bakıldığında aralarında negatif yönde zayıf düzeyde ilişki bulunmaktadır. Buna göre kişilerin sağlık okuryazarlığı seviyeleri arttıkça sağlık sistemlerine duydukları güven de artmaktadır. Regresyon analizi incelendiğinde ise sağlık sistemlerine güvensizlikte gerçekleşen değişimin %4,4’ü sağlık okuryazarlığı tarafından açıklanmaktadır.
İçinde bulunduğumuz çağda mevcut sağlık sistemleri, hızla artan ilerlemelerle beraber daha karmaşık ve belirsiz bir hal almıştır. Sağlık sistemlerinde taraflardan biri olan hastaların, bu durumda kendilerini daha güvensiz hissetmeleri mümkündür. Sağlık sisteminde hastaların da söz sahibi olmaları, beklenti ve şikayetlerini daha doğru dile getirmeleri ve kendilerini daha iyi hissetmeleri için sağlık okuryazarlığı düzeylerinin yükseltilmesi gerekir. Yüksek sağlık okuryazarlığına sahip bireylerin sağlıklarına daha fazla dikkat ettiği görülmüştür. Kişilerin sağlık okuryazarlığı yüksek olduğunda hekim-hasta ilişkisi ve iletişimi daha sağlıklı olacaktır. Doğru iletişim karşılıklı güven ortamı oluşturur. Tanı ve tedavi sürecinde güven, hem hasta hem sağlık sistemi açısından olumlu etkilere sahiptir. Araştırmanın amacı bireylerin sağlık okuryazarlık düzeyleri ile sağlık sistemlerine güvensizlik durumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup örneklem büyüklüğü 450 kişiden oluşmaktadır. Veri toplama aracında demografik bilgi sorularının yanı sıra; Suka ve arkadaşları (2013) tarafından geliştirilen ve Türkoğlu ve Kılıç (2021) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılmış Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği ile Rose ve arkadaşları (2004) tarafından geliştirilen ve Yeşildal ve arkadaşları (2019) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılmış Sağlık Sistemlerine Güvensizlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin %56’sı (252 kişi) kadın, %35,1’i (158 kişi) 30 yaş ve üzerinde, %65,6’sı (295 kişi) bekar, %50,2’si lisans mezunudur. Bireylerin Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği puan ortalaması x̄=3,80 ve Sağlık Sistemlerine Güvensizlik Ölçeği puan ortalaması x̄=2,91 olarak bulunmuştur. Kişilerin sağlık okuryazarlığı düzeyleri cinsiyet, medeni hal, yaş, öğrenim durumu ve yaşanılan yere bağlı olarak değişirken; bu faktörlerin kişilerin sağlık sistemlerine güvensizlik düzeylerini etkilemediği görülmüştür. Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği ve alt boyutları ile Sağlık Sistemlerine Güvensizlik Ölçeği arasında yapılan Pearson Korelasyon analizine bakıldığında aralarında negatif yönde zayıf düzeyde ilişki bulunmaktadır. Buna göre kişilerin sağlık okuryazarlığı seviyeleri arttıkça sağlık sistemlerine duydukları güven de artmaktadır. Regresyon analizi incelendiğinde ise sağlık sistemlerine güvensizlikte gerçekleşen değişimin %4,4’ü sağlık okuryazarlığı tarafından açıklanmaktadır.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Güven, Okuryazarlık, Sağlık Okuryazarlığı, Sağlık Sistemlerine Güvensizlik, Trust, Literacy, Health Literacy, Distrust in Health Systems
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
Üstünbaş, B., (2023). Sağlık Okuryazarlığı ve Sağlık Sistemlerine Güvensizlik Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. (Yüksek Lisans Tezi). Selçuk Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Konya.