Paylaşımlı Ofisler Üzerinden Mekânsal Aidiyet Oluşumunun İncelenmesi
Loading...
Date
2022
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Access Rights
info:eu-repo/semantics/openAccess
Abstract
The living conditions of human beings are constantly changing due to various
factors. Although general titles such as the industrial revolution, social reasons and
globalization are the main reason for these changes, they are not the only factors. In
the century we live in, many different factors direct space designs.
Office spaces, which have been constantly changing since the 16th century, are
among the places most affected by the changing living conditions. It is impossible to
ignore the physical environment in office spaces where we spend a significant part of
our time, and it is essential to plan it in a way that satisfies people. Office spaces, which
change every half century, differ from each other in terms of their working systems
and organizational charts. Technological developments and changing lifestyles have
revealed today's contemporary office designs. Shared offices where people from
different disciplines share the same environment also emerge as a result of changing
working conditions. This sharing, which occurs within the office space, brings to mind
the issue of whether employees adopt spaces or not. In this context, the aim of the
study is to determine the opportunities offered to users in shared offices and to determine the contribution of these opportunities to the formation of spatial belonging.
Also study; It is an important guide especially for designers as it clearly reveals the
requirements for increasing the sense of belonging in shared offices.
In the study conducted with the tracer method, which is one of the qualitative
research methods, two shared offices were selected as a sample. Thanks to the
information received from the company's officials and the observations made, the
analysis studies related to the selected offices have been completed. The formation of
spatial belonging was evaluated by taking into account the physical possibilities of the
shared office space and the comments of users as a result of interviews with users.
As a result of the study, it is seen that the physical conditions of shared offices
directly affect the formation of spatial belonging. In addition to the properly designed
space organization in shared offices; physical needs, user needs and psycho-social
needsshould also be taken into account. When the design is made considering all these,
the formation of spatial belonging in shared offices also develops spontaneously.
İnsanoğlunun yaşam koşulları çeşitli etkenler sebebiyle sürekli değişikliğe uğramaktadır. Sanayi devrimi, sosyal sebepler, küreselleşme gibi genel başlıklar bu değişiklilerin ana sebebi olmasına rağmen tek etken değildir. İçinde bulunduğumuz yüzyılda pek çok farklı etken, mekân tasarımlarına yön vermektedir. 16.yüzyıldan günümüze dek sürekli değişime uğrayan ofis mekânları, değişen yaşam koşullarından en çok etkilenen mekânların başında gelir. Zamanımızın önemli bir kısmını geçirdiğimiz ofis mekânlarında fiziksel ortamı göz ardı etmek imkânsız olup, insanları tatmin edecek şekilde planlanması elzemdir. Her yarım yüzyılda bir değişikliğe uğrayan ofis mekânları çalışma sistemleri ve organizasyon şemaları yönüyle birbirinden ayrılmaktadır. Teknolojik gelişmeler ve değişen yaşam tarzları ise günümüzdeki çağdaş ofis tasarımlarını ortaya çıkarmıştır. Farklı disiplinden insanların aynı ortamı paylaştığı paylaşımlı ofisler de değişen çalışma koşullarının bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ofis mekânı içerisinde oluşan bu paylaşım, çalışanların mekanları benimseyip benimsemediği konusunu akıllara getirmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı; paylaşımlı ofislerde kullanıcılara sunulan imkanları saptamak ve bu imkanların mekânsal aidiyet oluşumuna katkısını belirlemektir. Ayrıca çalışma; paylaşımlı ofislerde aidiyet duygusunun arttırılması için gereken gereksinimleri net olarak ortaya koyduğundan özellikle tasarımcılar için önemli bir rehber niteliğindedir. Nitel araştırma yöntemlerinden biri olan iz sürme yöntemi ile yürütülen çalışmada iki adet paylaşımlı ofis örneklem olarak seçilmiştir. Firma yetkililerinden alınan bilgiler ve yapılan gözlemler sayesinde seçilen ofislerle ilgili analiz çalışmaları tamamlanmıştır. Mekânsal aidiyet oluşumu ise kullanıcılarla yapılan görüşmeler sonucunda paylaşımlı ofis mekanının fiziksel olanakları ve kullanıcıların yorumları dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda paylaşımlı ofislerin fiziki şartlarının mekânsal aidiyet oluşumunu doğrudan etkilediği görülmektedir. Paylaşımlı ofislerde doğru kurgulanan mekân organizasyonuna ek olarak; fiziksel gereksinimler, kullanıcı gereksinimleri ve psiko-sosyal gereksinimler de dikkate alınmalıdır. Tüm bunlar dikkate alınarak tasarım yapıldığında paylaşımlı ofislerde mekânsal aidiyet oluşumu da kendiliğinden gelişmektedir.
İnsanoğlunun yaşam koşulları çeşitli etkenler sebebiyle sürekli değişikliğe uğramaktadır. Sanayi devrimi, sosyal sebepler, küreselleşme gibi genel başlıklar bu değişiklilerin ana sebebi olmasına rağmen tek etken değildir. İçinde bulunduğumuz yüzyılda pek çok farklı etken, mekân tasarımlarına yön vermektedir. 16.yüzyıldan günümüze dek sürekli değişime uğrayan ofis mekânları, değişen yaşam koşullarından en çok etkilenen mekânların başında gelir. Zamanımızın önemli bir kısmını geçirdiğimiz ofis mekânlarında fiziksel ortamı göz ardı etmek imkânsız olup, insanları tatmin edecek şekilde planlanması elzemdir. Her yarım yüzyılda bir değişikliğe uğrayan ofis mekânları çalışma sistemleri ve organizasyon şemaları yönüyle birbirinden ayrılmaktadır. Teknolojik gelişmeler ve değişen yaşam tarzları ise günümüzdeki çağdaş ofis tasarımlarını ortaya çıkarmıştır. Farklı disiplinden insanların aynı ortamı paylaştığı paylaşımlı ofisler de değişen çalışma koşullarının bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ofis mekânı içerisinde oluşan bu paylaşım, çalışanların mekanları benimseyip benimsemediği konusunu akıllara getirmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı; paylaşımlı ofislerde kullanıcılara sunulan imkanları saptamak ve bu imkanların mekânsal aidiyet oluşumuna katkısını belirlemektir. Ayrıca çalışma; paylaşımlı ofislerde aidiyet duygusunun arttırılması için gereken gereksinimleri net olarak ortaya koyduğundan özellikle tasarımcılar için önemli bir rehber niteliğindedir. Nitel araştırma yöntemlerinden biri olan iz sürme yöntemi ile yürütülen çalışmada iki adet paylaşımlı ofis örneklem olarak seçilmiştir. Firma yetkililerinden alınan bilgiler ve yapılan gözlemler sayesinde seçilen ofislerle ilgili analiz çalışmaları tamamlanmıştır. Mekânsal aidiyet oluşumu ise kullanıcılarla yapılan görüşmeler sonucunda paylaşımlı ofis mekanının fiziksel olanakları ve kullanıcıların yorumları dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda paylaşımlı ofislerin fiziki şartlarının mekânsal aidiyet oluşumunu doğrudan etkilediği görülmektedir. Paylaşımlı ofislerde doğru kurgulanan mekân organizasyonuna ek olarak; fiziksel gereksinimler, kullanıcı gereksinimleri ve psiko-sosyal gereksinimler de dikkate alınmalıdır. Tüm bunlar dikkate alınarak tasarım yapıldığında paylaşımlı ofislerde mekânsal aidiyet oluşumu da kendiliğinden gelişmektedir.
Description
Keywords
Ofis, Çağdaş Ofis Mekanları, Paylaşımlı Ofisler, Hazır Ofisler, Mekânsal Aidiye, Office, Contemporary Office Spaces, Shared Offices, Serviced Offices, Spatial Belonging
Journal or Series
WoS Q Value
Scopus Q Value
Volume
Issue
Citation
Karabulut, C., (2022). Paylaşımlı Ofisler Üzerinden Mekânsal Aidiyet Oluşumunun İncelenmesi. (Yüksek Lisans Tezi). Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya.