Köpeklerin uzun ekstremite kırıklarında minimal invaziv plak osteosentez (MIPO) yönteminin klinik ve radyografik olarak değerlendirilmesi

Loading...
Thumbnail Image

Date

2020

Authors

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi

Access Rights

info:eu-repo/semantics/openAccess

Abstract

Amaç: Bu çalışma, köpeklerdeki uzun ekstremite (humerus, femur ve tibia) kırıklarında kilitli-kompresyon plağı (LCP)’nın minimal invaziv yöntem uygulanmasını takiben prognozun klinik ve radyolojik olarak takip edilmesini amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmanın materyalini kliniğimize uzun ekstremite kırığı ile getirilen farklı ırk, yaş ve cinsiyetteki 13 köpek oluşturdu. Çalışmada yer alan 13 olguda; 11 tibia (%84.6), 1 humerus (% 7.6) ve 1 femur (%7.6) kırığı belirlendi. Bulgular: Minimal invaziv plak osteosentez’inde operasyon sürelerinin kısa sürdüğü görüldü. Tibia osteosentezlerinin operasyon süreleri tibia’nın anatomik pozisyonu, medial yaklaşım ve kas kitlesinin az olmasından dolayı diğer kemik osteosentez sürelerine oranla daha kısa sürdüğü görüldü. Humerus ve femur operatif yaklaşımında diseke edilmesi gereken kas dokusu fazla olması nedeni ile periosta yaklaşmanın ve kırık redüksiyonunun zor olduğu gözlendi. Öneri: Minimal invaziv plak osteosentez, invaziv yöntemlere göre daha az yumuşak doku hasarı oluşturmakta bu sayede yara iyileşme süresi kısalmaktadır. Operasyonda küçük enzisyonlar yapıldığı için kemiğe yaklaşım ve yumuşak dokuyu kapatma işlemi kısa sürmektedir. Bu yöntem, ateşli silah yaralanması ve dolaşım bozukluğu olan olgularda minimum yara oluşturmak için seçilebilecek ideal bir operasyon yöntemidir. Humerus ve femur’a yaklaşımda diseke edilmesi gereken kas dokusu fazla olduğu için bu kemiklerin disloke kırıklarında bu yöntemin kullanılması her zaman uygun değildir. Operasyona uygun olguların seçimi başarı oranını arttırmaktadır.
Aim: This study was aimed to follow the prognosis of clinically and radiologically following the implementation of the minimally invasive method with locking-compression plate (LCP) in dogs with long extremity (humerus, femur and tibia) fractures. Materials and Methods: The material of the study consisted of 13 dogs of different breeds, ages and genders brought to our clinic with a long extremity fracture. In 13 cases in the study; 11 tibia (84.6%), 1 humerus (7.6%) and 1 femur (7.6%) fractures were identified. Results: It was observed that the operation times were shorter in minimally invasive plate osteosynthesis. Tibia osteosynthesis times were shorter than others and medial approach to tibia was easier and anatomical position. It was observed that humeral and femoral fracture approaching especially periosteum arrive and reduction of bones was difficult because of excessive muscle tissue to dissect . Conclusion: Minimally invasive plate osteosynthesis creates less soft tissue damage compared to invasive methods, however wound healing time is short. Small incision are made during the operation, the approach to bone and the soft tissue closure process takes a short time. This method is an ideal operation method that can be chosen to create a minimum wound in cases with gunshot wounds and circulatory disorders.. It is not always appropriate to use this method in dislocated fractures of humerus and femur since excessive muscle tissue that needs to be dissected in the approach. The selection of cases suitable for the operation increases the success rate.

Description

Keywords

Minimal invaziv osteosentez, Kırık, Humerus, Tibia, Femur, Minimally invasive osteosynthesis, Fracture, Humerus, Tibia, Femur

Journal or Series

Eurasian Journal of Veterinary Sciences

WoS Q Value

Scopus Q Value

Volume

36

Issue

3

Citation

İstim, C., Arıcan, M., (2020).Köpeklerin uzun ekstremite kırıklarında minimal invaziv plak osteosentez (MIPO) yönteminin klinik ve radyografik olarak değerlendirilmesi. Eurasian Journal of Veterinary Sciences, 36 (3), 172-179. DOI: 10.15312/EurasianJVetSci.2020.275