Ortodontik tedavi sırasında oluşabilen white spot lezyonların tedavisinde sıklıkla kullanılan üç tane yöntemin etkinliklerinin karşılaştırılması

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2011

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Beyaz nokta lezyonlar sabit ortodontik tedavi sırasında oluşabilen ve bazen sonrasında da kalıcı olarak kalan ciddi bir klinik problemdir. Bu çalışmanın amacı sodyum florit içeren ağız gargarasının, kazein fosfopeptid-amorf kalsiyum fosfatın (CPP-ACP) ve mikroabrazyon tedavisinin beyaz nokta lezyonları azaltma etkilerini karşılaştırmaktır. Çalışma gruplarımız sabit ortodontik tedaviden sonra beyaz nokta lezyona sahip 80 bireyden (46 kız, 34 erkek) (967 etkilenmiş diş) oluşmaktadır. Bireyler 4 eşit gruba ayrılmıştır. Ortalama yaşı 14,4±2,1 olan 20 bireyden (11 kız, 9 erkek) oluşan kontrol grubundan (grup I) sadece dişlerini düzenli olarak fırçalaması istenmiştir. Ortalama yaşı 14,5±2,1 olan 20 bireyden (13 kız, 7 erkek) oluşan florlu gargara grubundan (grup II) 20 ml nötral % 0,025 sodyum floritli içeren ağız gargarasını ve ortalama yaşı 14,4±1,7 olan 20 bireyden (9 kız, 11 erkek) oluşan CPP-ACP grubundan (grup III) CPP-ACP içeren Tooth Mousse' yi günde iki defa fırçalamaya ek olarak 6 ay boyunca kullanmaları istenmiştir. Son olarak mikroabrazyon grubu ortalama yaşı 14,6±2,0 olan 20 bireyden (13 kız, 7 erkek) oluşmaktadır. Mikroabrazyon grubuna % 18' lik hidroklorik asit ve pomza karışımı tekniği uygulanmıştır. Fotoğraf kayıtları ilk muayenede ve mikroabrazyon grubu dışındaki gruplardan 6 ay sonra, mikroabrazyon grubunda ise başlangıçta ve son tedavi randevusundan sonra alınmıştır. Beyaz nokta lezyonların alanları Auto-Cad yazılımı kullanılarak belirlenmiştir. Grup içi karşılaştırmalarda eşleştirilmiş t testi, gruplar arası karşılaştırmalarda genel lineer model analiz ve Tukey testleri kullanılmıştır. Beyaz nokta lezyon alanları tüm gruplarda önemli derecede azalmıştır. Grupların başarı oranlarının değerlendirildiğinde; mikroabrazyon grubunun başarı oranının % 97, CPP-ACP grubunun başarı oranının % 58, florlu gargara grubunun başarı oranı % 48 ve kontrol grubunun başarı oranı % 45'dir. Grupların başarı oranları karşılaştırıldığında, mikroabrazyon grubunun başarı oranı diğer gruplardan istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksektir, daha sonra CPP-ACP grubu gelmektedir. Florlu gargara grubu ile kontrol grubu arasındaki farkın istatistiksel olarak önemsiz olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar diğer gruplar ile karşılaştırıldığı zaman mikroabrazyon işleminin görünebilen beyaz nokta lezyonları önemli derecede azalttığını ortaya koymuştur. CPP-ACP kullanılması ortodontik tedaviden sonra gerçekleşen remineralizasyonda florlu gargara kullanılmasından daha faydalı olmaktadır. Mikroabrazyon işlemi, ortodontik tedavi sonrası oluşan beyaz nokta lezyonların kozmetik olarak düzeltilmesinde etkilidir.
The white spot lesion which can be occurred during and sometimes remains after fixed orthodontic treatment is a serious clinical problem. The aim of this study was to compare the effect of sodium fluoride mouth rinse, Casein phosphopeptide-amorphous calcium phosphate (CPP-ACP), and microabrasion treatment on white spot lesion reduction. The study population consisted of 80 individuals (46 females, 34 males)-(967 affected teeth) with white spot lesions after fixed orthodontic therapy. The individuals were divided into 4 equal groups. The control group (group I) which was consisted of 20 patients (11 females and 9 males) with the mean age 14,4±2,1 was wanted to brush their teeth. The fluoride group (group II) which was consisted of 20 patients (13 females and 7 males) with mean age 14,5±2,1 was instructed to use 20 ml neutral 0.025% sodium fluoride mouth rinse and the CPP-ACP group (group III) which was consisted of 20 patients (9 females and 11 males) with mean aged 14,4±1,7 was instructed to use Tooth Mousse twice a day in addition to fluoridated toothpaste for six months. The last one was microabrasion group (group IV) was consisted of 20 patients (13 females and 7 males) with mean aged 14,6±2,0. An 18% hydrochloric acid and pumice technique was used in the microabrasion group. Photographic records were taken on first examination and six months later on final examination except microabrasion group which last records were taken last treatment appointment. The area of white spot lesion was measured using Auto-Cad software. Intra-group comparisons were evaluated by using paired-t test and inter-groups comparisons were evaluated by using general linear mixed model and Tukey tests. The white spot lesion area decreased significantly in all groups. When the success rates of the groups were evaluated; the success rate of microabrasion group was 97%, the success rate of CPP-ACP group was 58%, the success rate fluoride group was 48% the success rate of control group was 45%. When the groups were compared with success rates; the success rate of microabrasion group was statistically higher than others groups, then CPP-ACP group followed. No significant differences between fluoride and control groups determined. The results reveal that microabrasion procedure significantly reduced visible white spot lesions compared to the other groups. The use of CPP-ACP can be more beneficial in post-orthodontic remineralization than fluoride rinse. Microabrasion is an effective role for the cosmetic improvement of post-orthodontic white spot lesions.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Mine demineralizasyonu, Mikroabrazyon, Flor, CPP-ACP, Enamel demineralization, Fluor, Microabrasion

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Akın, M. (2011). Ortodontik tedavi sırasında oluşabilen white spot lezyonların tedavisinde sıklıkla kullanılan üç tane yöntemin etkinliklerinin karşılaştırılması. Selçuk Üniversitesi, Yayımlanmış doktora tezi, Konya.