Uluslararası hukukta self determinasyon hakkı ve hakkın ekonomik boyutu
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2016-01-22
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Self determinasyon hakkı, halkların uluslararası düzende kendi siyasi, hukuki ve ekonomik statülerini belirleme hakkı olarak anlaşılmaktadır. Ortaya çıktığı andan itibaren siyasi bir ilke işlevi yerine getirmiş ve birçok devletin parçalanmasında olduğu gibi birçok devletin de oluşmasında önemli rol oynamıştır. Birleşmiş Milletler Andlaşması'na girmesiyle, self determinasyon ilkesi, hem ilk kez bir uluslararası anlaşmada yer almış hem de hukuki nitelik kazanmıştır. Daha sonra, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen birçok kararda ve insan haklarına dair İkiz Sözleşmelerde yer alması, kavramın hukuki ağırlığını artırmıştır. Günümüzde, self determinasyon hakkı uluslararası hukukun genel ilkelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Akademik çalışmalarda, self determinasyon hakkının "dışsal", "içsel" ve "ekonomik" boyutlarıyla ele alınması, hakkın; içsel self determinasyon, dışsal self determinasyon ve ekonomik self determinasyon şeklinde çeşitlendirilmesine yol açmıştır. Dışsal self determinasyon, halkların sömürgecilikten ve yabancı işgali ve boyunduruğundan kurtularak bağımsızlık elde etmesi veya herhangi bir devletle bütünleşmesi hakkı olarak kabul edilmektedir. İçsel self determinasyon ise, halkın demokratik yollarla belirlemiş olduğu temsili hükümet tarafından yönetilmesi ve halkı oluşturan farklı unsurların her türlü ayrımcılıktan korunması hakkı olarak anlaşılmaktadır. Ekonomik self determinasyon ise, halkın kendi topraklarında bulunan doğal kaynaklar ve zenginlikler üzerinde sürekli egemenlik hakkı ve ekonomik imkanların tamamının halkın refahı için kullanılması talebi olarak görülmektedir. Bir halkın gelişmesi ve kendi geleceğini belirlemesi yolunda, bu kadar geniş bir yelpazeye sahip olması ve çatısı altında hem hukuki hem siyasi hem de ekonomik ilkeler barındırması nedeniyle, self determinasyon hakkı "şemsiye" nitelikli bir hak olarak kabul edilmektedir.
Self determination denotes the legal right of people to decide their own destiny in the international order. It has fulfilled a political principle from the moment it emerged and has played very crucial role in the collapse or formation of many states. With taking part into the UN Charter, principle of self determination was included in international treaty first time and gained legal qualification. Subsequently, adoption of several UN General Assembly resolutions on the protection of self determination as a right of peoples and confirmation of self determination as a human right by international covenants on human rights, increased the legal weight of the concept. Self determination is recognized as one of the general principles of contemporary international law. In academic works, the study of self determination with the dimensions of "external", "internal" and "economic", has led to the diversification of right; in the forms of external self determination, internal self determination and economic self determination. External self determination is recognized as the right of peoples to achieve independence or get into integration with any state, from colonialism and foreign occupation or alien subjugation. Internal self determination is understood as a right of peoples, to be governed by representative government determined with democratic channels and to be protected from all kinds of discrimination against different elements formating people. The economic self determination is seen as the right of permanent sovereignty over all natural resources and wealth and demand for use of all these economic opportunities for welfare of the people living on that territory.
Self determination denotes the legal right of people to decide their own destiny in the international order. It has fulfilled a political principle from the moment it emerged and has played very crucial role in the collapse or formation of many states. With taking part into the UN Charter, principle of self determination was included in international treaty first time and gained legal qualification. Subsequently, adoption of several UN General Assembly resolutions on the protection of self determination as a right of peoples and confirmation of self determination as a human right by international covenants on human rights, increased the legal weight of the concept. Self determination is recognized as one of the general principles of contemporary international law. In academic works, the study of self determination with the dimensions of "external", "internal" and "economic", has led to the diversification of right; in the forms of external self determination, internal self determination and economic self determination. External self determination is recognized as the right of peoples to achieve independence or get into integration with any state, from colonialism and foreign occupation or alien subjugation. Internal self determination is understood as a right of peoples, to be governed by representative government determined with democratic channels and to be protected from all kinds of discrimination against different elements formating people. The economic self determination is seen as the right of permanent sovereignty over all natural resources and wealth and demand for use of all these economic opportunities for welfare of the people living on that territory.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Uluslararası hukuk, International law, Self determinasyon hakkı, Self determination right
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
Ehtibarlı, Y. (2016). Uluslararası hukukta self determinasyon hakkı ve hakkın ekonomik boyutu. Selçuk Üniversitesi, Yayımlanmış doktora tezi, Konya.