Özürlü birey ve ailesinin sosyal iletişim sürecinde karşılaştığı ve yaşadığı durumlar hakkında teorik ve ampirik bir çalışma
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2010
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
İnsanın var olması ile ortaya çıkan iletişim olgusunun temelinde, paylaşma ihtiyacının giderilmesi gerçeği yatmaktadır. Günümüzde de iletişim sosyal yaşantının vazgeçilmez bir parçasıdır. Yüzyıllardan beri toplumda var olan özürlülük sorunu da insanlık tarihi kadar eskidir. Özürlülük, sadece medikal model açısından ele alınan bir durum değil özürlü bireyin kendisini olduğu kadar, ailesini, yakın çevresini ve ait olduğu toplumsal yapıyı ilgilendiren sosyal bir olgudur. Her insan gibi özürlü bireyler de çevreleri ile duygularını, düşüncelerini, hayallerini, isteklerini, beklentilerini kısaca yaşama dair ne varsa paylaşmak isterler. Ne var ki sağlıklı iletişim normal insanların bile sıklıkla başarabildiği bir olgu değildir. Çünkü karşı tarafın psiko-sosyal yapısı, değerleri, tutumları, yaşam algısı, düşünce örüntüleri farklıdır. Hal böyle iken bir handikapa sahip olan özürlü birey, eksikliği ve yetersizliği nedeni ile sosyal iletişim sürecinde ön yargıların da etkisiyle acınan, zavallı biri olarak değerlendirilmekte ya da toplumun olumsuz tutumlarına maruz kalıp dışlanmaktadır. Bu sürece özürlü bireyin en yakınları olan ailesi de dahil olmakta özürlü bireyin yaşadığı güçlükleri onlar da yaşamaktadır. Buradan yola çıkarak bu çalışma, toplumun kendilerine yönelik tutumu karşısında; özürlü birey ve ailesinin bu süreçteki konumunun tespitini yapmayı, maruz kaldıkları ve yaşadıkları durumun iletişim düzeylerine olan etkisini saptamayı ve sosyal çevre, özürlü birey ve aile üçgeninde iletişim kavramının önemini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın verileri 115 özürlü ebeveyni ve 45 özürlü birey üzerinde yüz yüze görüşme tekniği uygulanarak toplanmıştır. Çalışma sosyal çevre, özürlü birey ve aile üçgeninde iletişimin çok önemli bir olgu olduğunu ortaya çıkarmıştır.
What lies beneath the communication phenomenon that emerges in parallel with the human existence is the fact of satisfying our need to share. Today, communication is an essential part of social life. Also, the disability issue that has been subsisting in the society for centuries is as ancient as the human history. Disability is not only a matter that is discussed in terms of a medical model but also a social phenomenon that concerns the handicapped person, his or her family, immediate surrounding and the social structure that person belongs to. Like every other person, handicapped persons also want to share their emotions, thoughts and opinions, dreams, wishes, expectations, in short, everything about life. However, a healthy communication is unfortunately not a phenomenon even succeeded by non-handicapped people, because psycho-social structure, values and attitudes, perception of life and thinking pattern of the other party are different. Therefore a handicapped person with a certain handicap is recognized as a pitiable and miserable person because of his or her deficiency or disability during the social communication process due to adverse effects of prejudices, or exposed to negative attitudes of the society and consequently alienated. The family of the handicapped person is also involved in this process as the family members are the closest to the handicapped person, so they experience challenges and difficulties. To this end, this study intends to identify the position of the handicapped person and his or her family in this process in the face of the attitude of the society; to determine the effects of what they are exposed to and go through upon their level of communication; and to highlight the significance of communication as a concept in triangle of social environment, handicapped person and the family. Findings of the study were collected from 115 parents of handicapped persons and 45 handicapped persons by implementing a face-to-face interview. The study has revealed that communication is crucial in triangle of social environment, handicapped person and the family.
What lies beneath the communication phenomenon that emerges in parallel with the human existence is the fact of satisfying our need to share. Today, communication is an essential part of social life. Also, the disability issue that has been subsisting in the society for centuries is as ancient as the human history. Disability is not only a matter that is discussed in terms of a medical model but also a social phenomenon that concerns the handicapped person, his or her family, immediate surrounding and the social structure that person belongs to. Like every other person, handicapped persons also want to share their emotions, thoughts and opinions, dreams, wishes, expectations, in short, everything about life. However, a healthy communication is unfortunately not a phenomenon even succeeded by non-handicapped people, because psycho-social structure, values and attitudes, perception of life and thinking pattern of the other party are different. Therefore a handicapped person with a certain handicap is recognized as a pitiable and miserable person because of his or her deficiency or disability during the social communication process due to adverse effects of prejudices, or exposed to negative attitudes of the society and consequently alienated. The family of the handicapped person is also involved in this process as the family members are the closest to the handicapped person, so they experience challenges and difficulties. To this end, this study intends to identify the position of the handicapped person and his or her family in this process in the face of the attitude of the society; to determine the effects of what they are exposed to and go through upon their level of communication; and to highlight the significance of communication as a concept in triangle of social environment, handicapped person and the family. Findings of the study were collected from 115 parents of handicapped persons and 45 handicapped persons by implementing a face-to-face interview. The study has revealed that communication is crucial in triangle of social environment, handicapped person and the family.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Bütünleşme, Integration, Engelli kişiler, Disabled persons, Sosyal iletişim, Social communication
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
Coşkun, H. Y. (2010). Özürlü birey ve ailesinin sosyal iletişim sürecinde karşılaştığı ve yaşadığı durumlar hakkında teorik ve ampirik bir çalışma. Selçuk Üniversitesi, Yayımlanmış yüksek lisans tezi, Konya.