Yazar "Tokgöz, Serhat" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 8 / 8
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Akut iskemik inme ile akut faz reaktanları arasındaki ilişki(2011) Gül, Mehmet; Cander, Başar; Girişgin, Sadık; Tokgöz, Serhat; Koçak, Sedat; Bircan, Metin; Kaya, HalilAmaç: Enflamasyonun inme etyopatogenezindeki rolü son yıllarda yoğun olarak araştırılmaktadır. Bu klinik çalışmada akut faz reaktanlarının (AFR) Akut İskemik İnme (Aİİ) ile ilişkisi araştırıldı. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya Aİİ tanısı konulan 126 hasta ve herhangi bir yakınması olmayan 104 gönüllü sağlıklı birey kontrol grubu olarak dahil edildi. Aİİ tanısı konulan hasta ve kontrol grubundan alınan kanda beyaz küre (WBC), C-reaktif protein (CRP), fibrinojen, lipoprotein (a) (Lp a) ve kompleman fragmanları (C3 ve C4) düzeyleri araştırıldı. Bulgular: Aİİ’li olgularda CRP, WBC ve fibrinojen değerleri kontrol grubuna göre istatistiksel yönden anlamlı olarak yüksek bulundu (sırasıyla, p0.001, p0.001, p0.001). Lp (a), C3 ve C4 açısından ise iki grup arasında bir fark bulunmadı (sırasıyla p0.727, p0.163, p0.497). Sonuç: Primer inme korumasında en önemli hedef, inmeye yol açan risk faktörlerinin belirlenmesi ve değiştirilmesidir. (JAEM 2011; 10: 161-4)Öğe The association of nocturnal serum melatonin levels with major depression in patients with acute multiple sclerosis(ELSEVIER IRELAND LTD, 2008) Akpınar, Zehra; Tokgöz, Serhat; Gökbel, Hakkı; Okudan, Nilsel; Uğuz, Faruk; Yılmaz, GülsümThe association of nocturnal serum melatonin levels was investigated in acute multiple sclerosis (MS) patients with major depression (MD). The sample comprised 13 patients with MD and 12 with no psychiatric disorders admitted to our clinic due to acute MS attacks. Psychiatric evaluation was performed with the Structured Clinical interview for DSM-IV (SCD-I). The level of depressive symptoms was assessed with the Beck Depression Scale (BDS). Blood samples were taken from the patients to determine melatonin level at 03.30h and 10.00h before steroid treatment started. Melatonin levels were determined using the ELISA test. Nocturnal serum melatonin levels (21.2 +/- 17.1 pg/ml) of the patients with MD were significantly lower than those (51.5 +/- 18.3 pg/ml) of the patients without MD. A significant negative correlation was found between BDS scores and nocturnal serum melatonin levels. These findings suggest that a melatonin deficiency may be among the factors involved in the occurence of depression in MS patients. (c) 2007 Elsevier Ireland Ltd. All rights reserved.Öğe Mood and anxiety disorders in patients with multiple sclerosis(TAYLOR & FRANCIS LTD, 2008) Uğuz, Faruk; Akpınar, Zehra; Özkan, İshak; Tokgöz, SerhatObjective. This study aims to investigate the current prevalences of mood and anxiety disorders, as well as the socio-demographic and clinical features associated with these disorders in multiple sclerosis (MS). Method. A total of 74 patients with relapsing-remitting MS (42 patients in exacerbation phase, 32 patients in remission phase) were included in the study. Mood and anxiety disorders were diagnosed by means of the Structured Clinical Interview for DSM-IV (SCID-I). The Expanded Disability Status Scale (EDSS) was used to determine degree of disability due to MS. Results. Forty-five (60.8%) patients met the criterion of at least one mood or anxiety disorder. Major depression (33.8%) was the most common psychiatric diagnosis. Generalized anxiety disorder (18.9%), specific phobia (18.9%) and obsessive-compulsive disorder (OCD) (14.9%) were other frequent psychiatric disorders. Major depression, panic disorder and OCD were significantly more common among patients in the exacerbation phase compared to patients in the remission phase. The predictors of any depressive disorder were presence of exacerbation phase of MS and higher disability level, and the predictors of any anxiety disorder were presence of exacerbation phase of MS and shorter disease duration. Conclusions. Our results suggest that the patients with relapsing-remitting MS, particularly during exacerbation phase have high prevalence of mood and anxiety disorders.Öğe Multipl Sklerozlu Hastalarda Majör Depresyon ve Yaşam Kalitesi İlişkisi(2008) Uğuz, Faruk; Akpınar, Zehra; Özkan, İshak; Tokgöz, SerhatAmaç: Bu çalışmada majör depresyonun multipl sklerozlu (MS) hastalarda yaşam kalitesi üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma örneklemi ruhsal bozukluklar içerisinden sadece majör depresyonu olan (s20), herhangi bir ruhsal bozukluğu olmayan (s20) MS hastaları ile herhangi bir ruhsal bozukluğu olmayan sağlıklı bireylerden (kontrol grubu, s20) oluşturuldu. Psikiyatrik bozukluklar DSM-IV Eksen I Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-I) ile saptandı. Katılımcıların yaşam kalitesi düzeylerini değerlendirmek için Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu (WHOQOL-BREF) uygulandı. MS’in neden olduğu özürlülük derecesini belirlemek için Genişletilmiş Özürlülük Durum Skalası (EDSS) kullanıldı. Bulgular: Gruplar sosyodemografik özellikler yönünden türdeş bulundu. Herhangi bir ruhsal bozukluğu olmayan MS hastalarında WHOQOL-BREF’in fiziksel sağlık alt puanı, kontrol grubundan anlamlı derecede düşüktü. WHOQOL-BREF’in diğer alt alan puanları yönünden bu iki grup arasında anlamlı fark yoktu. Herhangi bir ruhsal bozukluğu olmayanlara göre, majör depresyonu olan MS hastalarında WHOQOL-BREF’in tüm alt puanları anlamlı derecede düşük bulundu. WHOQOL-BREF puanları ile EDSS puanı, yaş ve hastalık süresi arasında anlamlı bir bağıntı bulunmadı. Sonuç: Bu çalışma bulguları, MS’li hastaların yaşam kalitesinin belirlenmesinde MS’in kendisine ek olarak eşlik eden majör depresyonun da önemli bir etken olduğunu göstermektedir.Öğe Multipl Sklerozlu Olgularda Kemik Mineral Yoğunluğu(2003) Akpınar, Zehra; Levendoğlu, Funda; Tokgöz, SerhatAmaç: Multipl sklerozlu(MS) hastalar immobilite ve kortikosteroid kullanımları nedeni ile osteoporoz için risk altındadırlar. Bu çalışmanın amacı MS'Ii hastalarda kemik mineral yoğunluğunu (KMY) etkileyen faktörleri araştırmaktı. Hastalar ve yöntem: Çalışmaya 42 MS' Ii ( 10 erkek, 32 kadın) hasta ve 28 kontrol olgusu (7 erkek, 21 kadın) alındı. KMY'leri ve kemik döngüsü markırlan (serum kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz, osteokalsin, idrar Ca, kreatininye deoksipridinolin) değerlendirildi. Bulgular: Kemik döngüsü markırlan her iki grupta da benzerdi. KMY'leri MS'li hastalarda kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşüktü (p0.05). MS'li hastaların fonksiyonel durumlarını değerlendirmek için kullanılan genişletilmiş özürlülük skalası (EDSS) skoru ile KMY arasında ilişki bulunamadı (r0.128). Yine hastalığın tanı süresi ile KMY arasında ilişki yoktu (r0.183). Kortikosteroid kullanan hastaların KMY, steroid kullanmamış hastalarınkinden anlamlı derecede düşüktü. Fakat farklı kümülatif kortikosteroid dozları ile KMY'leri arasında ilişki bulunamadı. Sonuç: Bizim sonuçlarımızda KMY ile hastalığın tanı süresi ve özürlülük derecesi arasında ilişki saptanmadı. Fakat tüm hastalarımızın ambulatuar olması, özürlülük ve KMY arasında ilişkinin yorumlanmasını engellemektedir. MS'de kortikosteroid kullanımının osteoporoz gelişimi için önemli bir risk faktörü olduğu bulundu. Steroidin bu populasyonda KMY azaltan önemli bir sebep olduğu sonucuna varıldı.Öğe Multi̇pl Sklerozlu Olgularda Kemi̇k Mi̇neral Yoğunluğu(2003) Akpınar, Zehra; Levendoğlu, Funda; Tokgöz, SerhatÖzet Amaç: Multipl sklerozlu(MS) hastalar immobilite ve kortikosteroid kullanımları nedeni ile osteoporoz için risk altındadırlar. Bu çalışmanın amacı MS’li hastalarda kemik mineral yoğunluğunu (KMY) etkileyen faktörleri araştırmaktı. Hastalar ve yöntem: Çalışmaya 42 MS’ li ( 10 erkek, 32 kadın) hasta ve 28 kontrol olgusu (7 erkek, 21 kadın) alındı. KMY’leri ve kemik döngüsü markırları (serum kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz, osteokalsin, idrar Ca, kreatinin ve deoksipridinolin) değerlendirildi. Bulgular: Kemik döngüsü markırları her iki grupta da benzerdi. KMY’leri MS’li hastalarda kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşüktü (p>0.05). MS’li hastaların fonksiyonel durumlarını değerlendirmek için kullanılan genişletilmiş özürlülük skalası (EDSS) skoru ile KMY arasında ilişki bulunamadı (r=0.128). Yine hastalığın tanı süresi ile KMY arasında ilişki yoktu (r=0.183). Kortikosteroid kullanan hastaların KMY, steroid kullanmamış hastalarınkinden anlamlı derecede düşüktü. Fakat farklı kümülatif kortikosteroid dozları ile KMY’leri arasında ilişki bulunamadıÖğe Response to Levetiracetam in a Patient With Posthypoxic Action Myoclonus(2007) Genç, Emine; Tokgöz, Serhat; Doğan, Apaydın Ebru; Genç, Bülent OğuzPosthipoksik aksiyon miyoklonisi (PAM) hipoksik beyin hasarı sonrasında gelişebilir ve farmakolojik tedaviye dirençlidir. Sunulan hastada PAM sonucu oluşan çok ciddi miyoklonik sıçramalar hastayı tamamen işgöremez hale getirmiştir.Hastanın miyoklonileri velproat, topiramat, klonazepam ve baklofen gibi sık kullanılan tedavi ajanlarının tek başına ya da bir arada kullanımına yanıt vermemiştir, ancak levetirasetam başlandıktan sonra önemli ölçüde düzelme gözlenmiştir.Öğe Serebral Malarya: Olgu Sunumu(2010) Tokgöz, Serhat; Eruyar, Esra; Öğmegül, Ayşegül; Erayman, İbrahimSerebral malarya Plasmodium infeksiyonunun ender görülen bir komplikasyonudur. İnfekte eritrositlerin yaptığı kapiller blokaj, sitokinlerin parankime sızması sonucu oluşan mikroglial aktivasyon ve astrositlerin apopitozu etyopatogenezde suçlanan ana nedenlerdir. Son zamanlarda metabolik değişikliklerin de ensefalopati ve epilepsi patofizyolojisinden sorumlu olabileceği belirtilmektedir. Yirmi beş yaşında erkek hasta epileptik nöbet ve ensefalopati kliniği ile başvurdu. Serebral malarya tanısı konan hastanın kliniği antiödem, antiepileptik ve antimalaryal tedavi ile düzeldi. Literatür eşliğinde hastalığın patofizyolojisi, kliniği ve laboratuvar özellikleri tartışıldı.