Dergi Yayın Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Synthesis and characterization of s-triazine cored schiff base containing β-lactam and ıts [M(Salen/Saloph)] (M= Cr3+ and Fe3+) capped complexes(Selçuk Üniversitesi, 01.10.2024) Caymaz, Ahmet; Mirghani, Ahmed Hamdi; Uysal, ŞabanThis study consists of a tripodal 6-iminopenicylanic acid ligand synthesized based on the s-triazine group and its four trinuclear complexes. For this purpose, 2,4,6-tri(p-formylphenoxy)-1,3,5-triazine (III) (TRIPOD) was obtained from the reaction of 2,4,6-trichloro-1,3,5-triazine and 4-hydroxybenzaldehyde. Then, tripodal target ligand (V) was obtained from the reaction of TRIPOD and 6-aminopenicylanic acid. Finally, tripodal trinuclear (ML) capped target complexes were obtained from the reactions of the initial complexes [(ML)2O] (M= Cr3+ or Fe3+, L= Salen or Saloph) with the target ligand in methanol media. The structures of all obtained ligands were elucidated using 1H NMR, FT-IR, and elemental analysis methods. The structures of the complexes were characterized using FT-IR, magnetic susceptibility, ICP-OES, and TGA methods.Öğe Fatty acid composition analysis of some apiaceae plants using gas chromatography-flame ionization detector (GC-FID)(Selçuk Üniversitesi, 01.10.2024) Eruygur, Nuraniye; Ayaz, Fatma; Bağcı, Yavuz; Bakır, Muhammed Raşit; Kara, HüseyinBackground/aim: The Apiaceae family, also referred to as the parsley or carrot family, comprises a diverse group of plants with significant ecological and economic importance. The fundamental building blocks of plant lipids, fatty acids are involved in a number of critical biological functions. Flame ionization detection in gas chromatography (GC-FID) is a potent analytical method widely used for the qualitative and quantitative analysis of fatty acid composition in plant samples. Materials and methods: In this study, we investigated the fatty acid profiles of several Apiaceae plants using GC-FID to elucidate their lipid composition and potential applications. Results: A wide spectrum of fatty acids was confirmed, ranging from C6:0 to C22:6. Astrodaucus orientalis leaf and fruit were found rich in palmitic acid (C16:0; 35.96% and 37.65%, respectively). Ferulago asparagifolia was determined as the richest sample in terms of poly-unsaturated fatty acids such as linoleic acid (C18:2 cis, 25.65%), alpha linoleic acid (C18:3n3, 7.42%) and eicosadienoic acid (C20:2, 32.66%). Ferulago syriaca ethanol and hexane extracts contained considerable amount of oleic acid (C 18:1 n9, 40. 37% and 49.19%, respectively). Conclusion: Our review of the literature revealed that no prior reports have been made about the fatty acid compositions of Astrodaucus orientalis, Ferulago asparagifolia and Ferulago syriaca. As a result, the information provided here may be the first to describe the fatty acid contents of these species. Exploring the lipid profiles of these plants can enhance their potential applications in the food, pharmaceutical, and cosmetic industries.Öğe Selçuk Üniversitesi kampüsünden toplanan suillus bovinus (l.) roussel mantarının etanol ve metanol özütlerinin antimikrobiyal aktivitesi(Selçuk Üniversitesi, 01.10.2024) Güneş, ErdoğanBu çalışmanın amacı Suillus bovinus mantarının etanol ve metanol özütlerinin bazı standart patojen mikoorganizmalara karşı antimikrobiyal aktivitesini belirlemektir. Antimikrobiyal aktiviteyi saptamak için sıvı mikrodilüsyon metodu kullanılmıştır. S. bovinus'un metanol ve etanol özütünün, gram pozitif Staphylococcus aureus ve Sarcina lutea, gram negatif Salmonella enteritidis bakterilerine karşı 6.25 mg/ml dozda antibakteriyel aktivite gösterdiği tespit edilmiştir. Her iki özütün gram negatif Pseudomonas aeruginosa’ya ise 3.12 mg/ml dozunda antibakteriyal etki gösterdiği saptanmıştır. Escherichia coli ve Klebsiella pneumoniae bakterilerine karşı her iki özütün de etkisiz olduğu belirlenmiştir. Metanol ve etanol özütü sırasıyla 0.19 mg/ml ve 0.78 mg/ml MİK (Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu) değeriyle en yüksek aktivite gösterdikleri suş ise gram pozitif Bacillu cereus suşu olmuştur. Ayrıca yapılan çalışmada Candida albicans maya suşuna karşı her iki özütün antifungal bir etki göstermediği görülmüştür. Sonuç olarak çalışmada, S. bovinus mantarının antibakteriyal aktiviteye sahip olduğu ve ileriki çalışmalarla bu türden elde edilen antimikrobiyal bileşiklerin, yeni ilaçların ve terapötik ajanların geliştirilmesi için potansiyel bir kaynak olacağı düşünülmektedir.Öğe Impact of drying methods on the bioactive compounds and antioxidant capacity of pomegranate (Punica granatum L.) peel(Selçuk Üniversitesi, 01.10.2024) Uysal, Şengül; Arslan, Dilek EfePomegranate peel, a fruit by-product, is a rich source bioactive compound. This study evaluated the effects of shade (SD) and oven drying (OD) on the bioactive content and antioxidant properties of pomegranate peel. The antioxidant capacity was evaluated by reducing power activity, radical scavenging, and metal chelating assays. Results showed that total bioactive compounds and antioxidant capacity were influenced by drying methods. The study indicated that pomegranate peel could be utilized in food and pharmaceutical industries.Öğe The synthesis of melamine cored schiff bases and investigation of heteronuclear metal complexes(Selçuk Üniversitesi, 01.10.2024) Koç, Ziya ErdemIn this study, 2,4,6-triamino-s-triazine (melamine) is the starting material. The condensation reaction of melamine and 4-hydroxybenzaldehyde resulted in the formation of the monopodal Schiff base. An oxygen-bridged monopodal complex of [(Fe(III)Salophen)Cl] ligand complex with monopodal Schiff base ligand was then obtained. Tripodal Schiff base ligand was obtained by condensing 2-hydroxybenzaldehyde with a monopodal complex and this ligand in some transition metal complexes were synthesized. As a result, the ligand and complexes of this ligand were isolated, as well as elemental analyses, FT-IR, 1H-NMR, TGA and magnetic susceptibility measurements of the obtained compounds were taken to elucidate their structures.Öğe 2-Amino-6-sübstitüepiridin türevleri ile 5-sülfosalisilik asitin Zn(II) komplekslerinin sentezi ve karakterizasyonu(Selçuk Üniversitesi, 01.10.2024) İlkimen, Halil; Yenikaya, Cengiz; Alkaya, Zeynep AlkanBu çalışmada, dört yeni Zn(II) kompleksleri {(HX)2[Zn(Hssal)2(H2O)2], H3ssal: 5-sülfosalisilik asit, X = 5 için 2-amino-6-metilpiridin (1), 6 için 2-amino-3-etil-6-metilpiridin (2) ve 7 için 2-amino-3-nitro-6-metilpiridin (3)} ve {[Zn(Hssal)(X)2(H2O)2] {X = 8 için 2-amino-3-nitro-6-kloropiridin (4)} elde edildi. Zn(II) komplekslerinin yapıları element analizi, AAS, FT-IR, molar iletkenlik ve manyetik duyarlılık analizleri ile karakterize edildi. IR ve iletkenlik analizleri sonucunda 5-7 metal komplekslerinin iyonik olduğu ve 8 metal kompleksinin ise iyonik olmadığı gözlenmiştir. Bu sonuçları AAS ve elementel analiz testleri de desteklemektedir. Manyetik duyarlılık çalışmalarında Zn(II) (d10) metal komplekslerinin beklendiği gibi eşleşmemiş elektron taşımadıkları gözlenmiştir. Yapılan spektroskopik analiz sonuçlarında tüm komplekslerin (5-8) oktahedral yapıya sahip oldukları önerilmiştir.Öğe Lathyrus czeczottianus Bässler farmakolojide doğal antimutajenik ajanların yeni kaynağı olabilir mi? Mutajenik/antimutajenik ve antimikrobiyal açıdan değerlendirme(Selçuk Üniversitesi, 01.10.2024) Kul, Mustafa; Uysal, AhmetBu çalışmada, Lathyrus czeczottianus bitkisinin toprak üstü kısımlarına ait metanol ve su özütlerinin mutajenite/antimutajenite ve antimikrobiyal özellikleri araştırılmıştır. Özütlerin toksik doz belirlemeleri yapıldıktan sonra, Ames testi (Salmonella/mikrozom) ile mutajenik özellikleri değerlendirilmiştir. Salmonella typhimurium TA98 ve TA100 suşları ile yapılan mutajenite çalışmaları metabolik aktivasyon varlığı ve yokluğunda gerçekleştirilmiştir. Metanol ve su öztüleri 10000, 5000 ve 1000 µg/plak dozlarda herhangi mutajenik etki göstermemiştir. Bilinen mutajenik maddelere karşı antimutajenik inhibisyon oranları değerlendirilmiştir. Buna göre metanol ve su özütleri özellikle TA98 suşu için 2 aminoflorenin S9 karışımı varlığında etkisini sırasıyla %73 ve %85 oranlarda en yüksek dozlarda inhibe etmiştir. Ayrıca metanol özütü TA100 suşu için S9 varlığında 2 aminoantrasenin etkisini %78’lere varan düzeyde iyileştirmiş ve güçlü antimutajenite göstermiştir. Antimikrobiyal aktivite çalışmaları ise sekiz standart mikroorganizma ve 14 metisilin dirençli Staphylococcus aureus izolatına karşı sıvı mikro dilüsyon yöntemiyle test edilmiştir. Metanol ve su özütleri test edilen mikroorganizmalara karşı 12.5 ve 6.25 mg/ml dozlarda düşük antimikrobiyal aktivite ortaya koymuştur. L. czeczottianus özütlerinin kimyasallara karşı kemopreventif doğal bir ajan olarak kullanılabileceği düşünülmüştür.Öğe Analysis of Symptoms and Demographic Characteristics in Diagnosis of COVID-19 by Logistic Regression Model(Selçuk Üniversitesi, 2024 Nisan) Tanış, CanerThe new coronavirus, COVID-19, is an infectious disease that started spreading globally in December 2019. Some symptoms are known to give clues as to whether the COVID-19 virus has infected an individual. Therefore, the main purpose of this paper was to determine specific symptoms related to COVID-19 for the rapid diagnosis of COVID-19 cases. The dataset consists of 25,985 individuals including PCR results, 2 demographic properties (age, gender), and 5 symptoms such as headache, shortness of breath, sore throat, fever, and cough considered in this study. We analyzed the relationship between these covariates and PCR results by binary logistic regression model. A total of 16,405 (63.1%) individuals having positive PCR results were included in this study. The research population was divided into two age groups (<60 and ≥60). The findings regarding the symptoms observed in COVID-19 patients can be listed as follows: Headache (25.8%), shortness of breath (2.2%), sore throat (11.2%), fever (16.3%), and cough (26.2%). The findings of binary logistic regression analysis show that any individual in the elder group has a more probability of a positive PCR result approximately 1.6 times (odds ratio [OR]: 1.681, 95% confidence interval [CI]: 1.535-1.840). Also, an individual with symptoms of headache is approximately 7% more likely to have a positive PCR result than a nonexistent one (OR: 1.068, CI: 1.006-1.135).Öğe Preparation of Prebiotic Pectin-Supplemented Vitamin C Microcapsules(Selçuk Üniversitesi, 2024) Öztürk, Özlem Derya; Ergün, Samet; Özdemir, Naciye; Sargın, İdris; Arslan, GülşinMicroencapsulating vitamin C with dietary fibers and prebiotics can improve the storage, preservation, and marketing of vitamin C supplements. This research aimed to explore the feasibility of creating microcapsules using vitamin C, pectin, and alginate through a microencapsulation technique. Pectin was extracted from lemon peel using an acid treatment and then characterized. The morphology of the vitamin C-pectin-alginate microcapsules was examined by scanning electron microscopy. Time, temperature, and pH-dependent vitamin C release profiles of the vitamin C-pectin-alginate microcapsules were studied. The rate of release of vitamin C increased towards pH values close to 7.0, with a higher rate of 83.97% observed at pH 7.0. Additionally, temperature affected the release of vitamin C from the microcapsules, with approximately 47.2% release at body temperature (37°C) and a higher fluctuation in vitamin C release was observed at 20°C. This study revealed that pectin extracted from lemon peels can be used with alginate to encapsulate vitamin C.Öğe Evaluation of Aflatoxin B1 Binding Capacity with Mix Toxin Binder using Central Composite Design(Selçuk Üniversitesi, 2024 Nisan) Yalçın, Nihayet Fadime; Cantekin, Cafer; Uğuz, Halis; Alataş, Mustafa Selçuk; Sherazi, Syed Tufail Hussain; Topkafa, MustafaAflatoxin B1 (afl B1) binding capacity of a mixed toxin binder used in poultry nutrition was determined using the central composite design technique. Experimental conditions such as pH, temperature, and incubation time for the determination of the binding capacity of the mixed binder were optimized for Central Composite Design. The impact of these three independent variables on the percentage binding of aflatoxin B1 was evaluated at different five levels (-1.68, -1, 0, 1, 1.68). The optimum experimental conditions were 5.8 pH, 42°C temperature, and 94.11 minutes incubation time, respectively, using a quadratic model and desirability function. A significant effect of each independent variable was observed on the percentage binding efficiency of aflatoxin B1. Under optimum experimental conditions, aflatoxin B1 binding capacity with mix toxin binder was found to be 97%. The results of the present study indicated that the mixed binder is very suitable for binding aflatoxin B1 and the central composite design can be used effectively in determining the optimized parameters for improving toxin binding capacity of aflatoxin B1.Öğe Electrochemical Properties and Determination of Serotonin with Graphene/Coal Tar Pitch/Pencil Graphite Sensor Electrode using Square Wave Adsorptive Stripping Voltammetry Technique(Selçuk Üniversitesi, 2024) Korkmaz, Şeyma; Sharifia, Hafizullah; Mülazımoğlu, Ayşen DemirIn the present work, electrochemical and spectroelectrochemical behaviors of Serotonin (5-HT) were studied by cyclic voltammetry (CV) and electrochemical impedance spectroscopy (EIS) techniques. Cyclic voltammetric experiments of 5-HT on graphene/coal tar pitch/pencil graphite electrode (GR/CTP/PGE) were carried out between 0.0 V and 1.8 V potential range at a scan rate of 100 mV s-1 with 20 cycles in non-aqueous media. Surface characterizations were performed using CV, EIS and scanning electron microscope (SEM). Effect of different pH values was investigated by square wave voltammetry (SWV) for determination of 5-HT. Optimization of accumulation time was determined using square wave adsorptive stripping voltammetry (SWAdSV) within potential range of -0.2 to +0.6 V. 5-HT standard solutions changing from 75 µM to 1.0 µM were prepared and the corresponding peak currents were measured. From the obtained data calibration equation was derived Ip = 0.0329C5-HT + 0.1511 with correlation coefficient (R2) 0.9958. LOD was 3.51x10-7 M and LOQ was 1.05x10-6 M.Öğe Investigation of Electrochemical Properties and Behaviors of NBITEP Molecule; Availability of Sensor Electrode in Determination of Hg2+ with SWAdSV Technique(Selçuk Üniversitesi, 2024) Akın, Lütfiye; Korkmaz, Şeyma; Özkay, Yusuf; Mülazımoğlu, İbrahim EnderThis Master's Thesis focuses on the synthesis and structural elucidation of 4-(2-((6-nitro-1h-benzo[d]imidazol-2- yl)thio)ethyl)phenol (NBITEP) molecule, along with its electrochemical behaviors. Electrochemical studies were carried out employing a glassy carbon (GC) electrode as the working electrode. The cyclic voltammetry (CV) technique was utilized for modification and characterization processes. Furthermore, the potential of the modified surface as a sensor electrode for Hg2+ ion detection was investigated using square wave adsorptive stripping voltammetry (SWAdSV). Detailed examinations were conducted in a phosphate buffer solution (PBS) medium specifically for Hg2+ ion detection, demonstrating the suitability of the reduced NBITEP modified GC electrode surface as a sensor electrode.Öğe The Synthesis of Polymeric S-Triazine Schiff Bases and Investigation Of [(Fe(III)/Mn(III)(Salen)Cl] Metal Complexes(Selçuk Üniversitesi, 2023 Ekim) Yıldırım, Nihal; Koç, Erdem ZiyaIn this study, 2,4,6-triamino-1,3,5-triazine (melamine) as the starting material. A one-way Schiff base reaction took place with the condensation reaction of melamine and p-hydroxybenzaldehyde. Then, monopodal s-triazinecentered Schiff base ligand complexes were obtained by obtaining a single oxygen-bridged compound of [(Fe(III)/Mn(III)Salen)Cl] ligand complexes, which we synthesized monopodal Schiff base s-triazine monomer by the literature. The obtained unidirectional s-triazine-centered Schiff base ligand complexes were polymerized under reflux with different dialdehyde compounds. Consequently, the structures of the obtained all ligands and complexes were characterized using elemental analysis, FT-IR spectroscopy, 1H-NMR spectroscopy, ESI-LS-MS spectroscopy, TGA-DTA analysis and magnetic susceptibility measurement techniques.Öğe 2,4-Dimetilpirol Ile Hazırlanan Bodipy Türevlerinin Sentezi Ve Spektroskopik Özelliklerinin(Selçuk Üniversitesi, 2023 Ekim) Güler, Ersin; Anaçoğlu Dursun, ÇağlaBu çalışmada 2,4-dimetil pirol kullanılarak iki adet Bodipy bileşiği hazırlanmıştır. Sentezlenen ara ürünler ve hedef bileşiklerin saf bir şekilde elde edilebilmesi için sentezin her aşamasında kolon kromatografisinden faydalanılmıştır. Elde edilen saf ürünler çeşitli metotlar ile karakterize edilmiştir. lk olarak erime noktası tayini yapılmış ve FT-IR spektrumları toplanmıştır. FT-IR spektroskopisi ile fonksiyonel grup analizleri yapıldıktan sonra, bileşiklerin dötöro-kloroform içerisinde 1H-NMR ve 13C-NMR spektrumları alınmıştır. Elde edilen bileşiklere B-Cl ve B1, olarak kısa isimler ile verilmiştir. Karakterizasyon işlemlerinden sonra bileşiklerinin spektroskopik özellikleri, floresans spektroskopisi ve UV-vis spektroskopisi ile incelenmiştir. Ayrıca hazırlanan bileşiklerin floresans özelliklerine çözücünün etkisi de araştırılmıştır.Öğe Encapsulation of Edible Cuckoopint (Arum maculatum) Tuber Powder(Selçuk Üniversitesi, 2023 Ekim) Saygın, Sevim; Varol, Berfin; Özdemir, Naciye; Sargın, İdris; Arslan, GülşinCuckoopint (Arum maculatum), an edible wild plant species, grows in Asia, Europe, and North Africa. The aerial parts of the plant are consumed as food. The plant's tubers are used in traditional folk medicine to treat gastrointestinal disorders. When consumed fresh, the plant's tubers have a toxic effect, and the dried form is safe if it does not exceed a certain amount. Tuber powders can also have a poisonous effect when taken in excessive amounts accidentally and unconsciously. In this study, it was investigated whether it is possible to prepare the powder obtained by drying the tubers of the edible wild plant Arum maculatum by encapsulating it with chitosan, an edible, biocompatible, mucoadhesive polysaccharide, in specific doses. Arum maculatum-chitosan microcapsules were prepared with Arum maculatum tuber powder and chitosan. The effects of medium parameters such as pH, temperature, and ionic strength on the microcapsules' structural integrity and release properties were investigated. Encapsulation of tuber powders prepared in specific formulations into microcapsules can help prevent accidental overdose by the public. Commercial storage, transport, and marketing of cuckoopint tuber powder may be possible through encapsulation.Öğe Endemik İki Barbarea (Brassicaceae) Türünün [Barbarea Anfractuosa (Hartvig & Strid.) Y. Bağcı Ve Savran Ve Barbarea Duralii Y. Bağcı & Savran] Anatomik Ve Morfolojik Karakterlerinin Analizi(Selçuk Üniversitesi, 2023 Ekim) Bağcı, Yavuz; Başköse, İsa; Savran, AhmetBu çalışma, "Türkiye Barbarea R. Br. (Brassicaceae) Cinsinin Revizyonu" adlı proje kapsamında yapılmıştır. Bu çalışmada, Barbarea (Brassicaceae) cinsine ait Barbarea duralii ve Barbarea anfractuosa türlerinin anatomik ve morfolojik karakterleri analiz edilmiştir. Morfoloji çalışmalarında, her iki türün taksonomik değere sahip olan gövde, yaprak, çiçek ve meyve karakteristikleri ölçülmüş ve detaylı betimleri hazırlanmıştır. Bu iki türün anatomik incelemeleri için kök, gövde ve yapraklardan mikrotom veya el ile kesitler alınmıştır. Kesitler daimi preparat haline getirilerek binokuler ışık mikroskopu altında incelenmiştir. Daha sonra, entegre kamera sistemi ile kesitlerin fotoğrafları çekilmiştir. Her iki türün morfolojik ve anatomik özellikleri, benzerlik ve farklılıklarına göre detaylı olarak tartışılmıştır.Öğe 2-Aminopiridin Türevleri İle 2-Metoksi-5-Sülfamoyilbenzoik Asit Tuzlarının Sentezi, Karakterizasyonu, Antimikrobiyal Aktivitelerinin İncelenmesi(Selçuk Üniversitesi, 2023 Ekim) İlkimen, Halil; Yenikaya, Cengiz; Gülbandılar, AyselBu çalışmada, 2-metoksi-5-sülfamoyilbenzoik asit (Hsba) ile 2-aminopiridin (ap), 2-benzilaminopiridin (2Bzap), 2- aminometilpiridin (2amp) ve 2-amino-3-hidroksipiridin (2a3OHp)’in proton transfer tuzları (2apsba, 2Bzapsba, 2ampsba ve 2a3OHpsba) sentezlenmiştir. Başlangıç maddeleri ve proton transfer tuzlarının Enterococcus faecalis (ATCC 29212), Listeria monocytogenes (ATCC 7644), Bacillus subtilis, Staphylococcus aureus (NRRL-B 767) (Gram pozitif), Escherichia coli (ATCC 25922) ve Pseudomonas aeruginosa (ATCC 27853) (Gram negatif) bakterilerine ve Candida Albicans (ATCC 14053) mayasına karşı antibakteriyel ve antifungal aktiviteleri incelenmiştir. Antifungal aktiviteler Flukonazol ile antibakteriyel aktiviteleri ise Sefepim, Vankomisin ve Levofloksasin ile kıyaslanmıştır. Deneyde kullanılan ve sentezlenen bileşikler bakteri ve mayalara karşı aktiviteye sahiptir. Bileşiklerin en iyi aktivite değerleri B. subtilis bakterisinde 2Bzap ve 2a3OHp (31,25 µg/mL), E. faecalis ve S. aureus bakterilerinde tüm bileşikler (Hsba hariç) (62,50 µg/mL), E. coli bakterisinde 2a3OHpsba (15,60 µg/mL), L. monocytogenes bakterisinde Hsba, 2Bzap, 2amp ve 2a3OHp (31,25 µg/mL), P. aeruginoa bakterisinde Hsba (31,25 µg/mL) ve C. albicans mayasında 2Bzap (31,25 µg/mL)’de gözlenmiştir.Öğe Naringenin Nedir?(Selçuk Üniversitesi, 2023 Ekim) Demirtaş, Emel; Demirtaş, HasanFlavonoidler, sebze ve bitkilerin çoğunda yaygın olarak gözlenen geniş bir kapsamı olan bitki besinleri sınıfıdır. Flavonoidler, çeşitli biyolojik aktiviteleri olan önemli doğal bileşiklerdir. Narenciye flavonoidleri önemli bir flavonoid serisini oluşturur. Narenciye flavonoidleri, greyfurt, limon, mandalina, misket limonu, portakal gibi turunçgillerde bulunmaktadır ve terapötik açıdan önemli bir flavanoid sınıfıdır. Narenciye besin bileşenleri, yaygın olarak Vitamin P olarak adlandırılan bir grup biyoaktif flavonoiddir ve naringenin, naringin, quercetin, diosmetin, narirutin, diosmin, nobiletin, neohesperidin, rutin, hesperidin, tangeritin vb. içerir. Naringenin (5,7,4'- trihidroksiflavanon) flavanonlar adı verilen flavonoidler sınıfına aittir. Naringenin, osteoporoz, kanser ve kardiyovasküler hastalıklarda faydalı etkilerle ilişkilidir. Naringenin'in başlıca etkileri arasında ksantin oksidaz, nikotinamid adenin dinükleotid fosfat oksidaz, lipoksijenaz ve siklooksijenaz gibi pro-oksidan enzimlerin inhibisyonu; metal iyon şelasyonu ve en önemlisi serbest radikallerin temizlenmesi yer alır.Öğe Apoptozis(Selçuk Üniversitesi, 2023 Nisan) Okuyan, DeryaApoptoz, programlı hücre ölümü olarak bilinen enerji gerektiren fizyolojik bir süreçtir ayrıca apoptoz embriyolojik gelişim ve erişkin dokuların devamlılığında kritik rol oynar. Programlı hücre ölümü olarak bilinen apoptoz, organizmanın ihtiyaç duymadığı, biyolojik görevini tamamlamış ya da hasarlı hücreleri genetik düzeyde de kontrol ederek yok eden bir mekanizmadır. Apoptoz hızının bozulduğu, yavaşladığı veya arttığı durumlarda çeşitli hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Apoptosis süreci genotoksik stres gibi hücre içinden gelen sinyaller veya ligandların hücre yüzeyi ölüm reseptörlerine bağlanması gibi dışsal sinyaller tarafından tetiklenebilir. Apoptosis mekanizması, çeşitli proteinleri ve molekülleri içerir. Apoptotik hücre ölümü mekanizmasındaki kuralsızlaştırma, kanserin ayırt edici özelliğidir. Apoptoz değişikliği sadece tümör gelişimi ve ilerlemesinden değil, aynı zamanda tedavilere karşı tümör direncinden de sorumludur. Şu anda klinik onkolojide kullanılan çoğu antikanser ilacı, kanser hücresi ölümünü tetiklemek için bozulmamış apoptotik sinyal yollarından yararlanır. Bu derlemede, apoptosisin tümör indükleyici ve ayrıca tümör baskılayıcı genlerdeki etkileri ve kanserdeki fonksiyonel özellikleri genel hatlarıyla ifade edilmiştir.Öğe Nanopartiku?llerin Tarımsal Bilimlerdeki O?nemi ve Kullanım Alanları(Selçuk Üniversitesi, 2023 Nisan) Gökdemir, F. Şeyma; Gündoğdu, Merve; Muftareviç, Sümeyye; Sunar, Ayşenur; Eyidoğan, FüsunNanoteknoloji, kullanım alanı her geçen gün artan bir fenomen haline gelmiştir. Nanopartikülerin kullanımı gittikçe yaygınlaşmakta ve önem kazanmaktadır. Nanopartiküller, özellikle tarımsal bilimlerde, yüksek kullanım potansiyeline sahiptir. Bitkilerin böcek ilaçlarına, herbisitlere ve patojenlerine karşı korunmasında önemli rol oynarlar. Ayrıca, bitki sinyalizasyonuda önemli görevler üstlenebilir veya nanosensör olarak kullanılabilirler. geleceğin teknolojisi olarak değerlendirilen, yeşil nanobiyoteknoloji çevre dostu ve sürdürülebilir olması açısından çok sık tercih edilmektedir. Biz bu çalışmada nanopartiküllerin tarımsal bilimlerdeki kullanım alanlarına odaklanıyor ve nanopartiküllerin önemini vurgulamayı amaçlıyoruz.